English
Menü
Kapadokya Rehberi
Peribacası Dergisi
Peribacası Kapadokya Yayınları
Kapadokya Firmaları
Kapadokya Fotoğrafları
Kapadokya Fotoğrafçıları
Kapadokya Haritaları
Kapadokya Karikatürleri
Kapadokya ve Sanat
Kapadokya Yazıları
Kapadokya Yayın Arşivi
Kapadokya Efemera Arşivi
Kapadokya Video-Film Arşivi
Facebook-Twitter Sayfalarımız
Sivil Toplum Kuruluşları
Önemli Telefonlar ve Linkler
Site Güncellemeleri
Firma Arama
Şehir
İlçe-Belde
Hizmet Alanı
Firma
Anket

Sanat ve müzik festivalleri Kapadokya'ya olan ilginin artmasını sağlıyor mu?
       
Evet.
Hayır.
Mail List
Yeni Kayıt
Şifremi Unuttum

NİĞDE, ONBİN YILLIK DOĞA VE TARİH ZENGİNİ SAKLI KENT

Yazı ve fotoğraflar: Ömer Fethi Gürer

Niğde ili tarih öncesi dönemlerden günümüze yaşamın olduğu bilimsel olarak araştırmalarla da kanıtlanmış önemli bir merkezdir.  Bu bağlamda, Prof. Dr. Nur Balkan Atlı’nın başkanlık ettiği çalışmalarda, Geç (Aşağı) Paleolitik Dönem’den Erken (Yukarı) Paleolitik Dönem’e (günümüzden 160.000–1 milyon yıl öncesine) uzanan Kaletepe Obsidiyen Atölye buluntuları Niğde tarihi ile ilgili bilinen en eski dönem izleri oldu.  M.Ö. 600 bin yıl öncesine dayanan Göllüdağ-Kömürcü Bölgesi Kaletepe Obsidiyen Atölyesi, yoğun buluntulara erildi. Ayrıca Bahçeli Köşk Höyük, Çiftlik-Tepecik Höyük, Pınarbaşı Höyük ve Çamardı–Kestel ortaya çıkarılan kalay maden ocağı ile Madenci Köyü, Göltepe bulguları Niğde yerleşik yaşamın günümüzden on bin yıl öncesine kadar uzadığı belgelendi. Bor Pınarbaşı, Ulukışla Porsuk, Kemerhisar Tyana, Göllüdağ Hitit Şehri gibi bilimsel kazı çalışmalarında da bulgulara erildi. Niğde Müzesi’nde birebir örnekleme ile Bahçeli Köşk kazılarında açığa çıkan yaşam alanı canlandırıldı.
Antik Roma Havuzu yanındaki Bahçeli Köşk kazılarında M.Ö. 8000-5000 yılları Neolitik (yeni-Cilâlı Taş) Çağ Dönemi aydınlandı. Prof. Uğur Silistre ile başlayan ve Prof. Dr. Aliye Öztan ile devam eden kazı dışında, Çiftlik kazısı Doç. Dr. Erhan Bıçakçı ile, Göllüdağ ilk obsidiyen ticareti kazısı ise Prof. Dr. Nur Balkan Atlı’nın bilimsel başkanlığında devam etmektedir. Ayrıca Göltepe-Çamardı, Celâller Köyü sınırları içinde Eski Tunç Devri (M.Ö. 3200–2000) ile izlerine erildiği yerdir. Kendisi ile çağdaş bir kalay madeni olan Kestel Kalay Madeni ile 2 km uzaklıkta tepenin üzerinde yer alan bulgular da bölge tarihi açısından önemlidir. Darboğaz kasabası yakınlarında bulunan ve M.Ö. 2500-2300’e tarihlenen metalik kaplar, töresel sembolleriyle de bölgedeki yerleşmelere ait bilgiler açısından önemlidir.
M.Ö. 3. yy’da Niğde ili Hitit yerleşim alanları içinde önemli bir yere sahiptir. Fırtına Tanrısı Taru, onun karısı Güneş Tanrıçası Vuruşemu, bunların oğulları Bereket Tanrısı Telipişu heykelleri ile izlerine Tyana, Aktaş, Göllüdağ, Yayla yolu, Keşlik, Köşk, Gökbez, Porsuk gibi bölgelerde rastlamak olasıdır. Hitit İmparatorluk devri krallarından Telepinus’un fermanında yer alan Niğde ile ilgili bilgide Tuvanuva (Tyana-Kemerhisar-Niğde) adı geçmektedir. Eski, Yeni, Geç Hitit Devletleri döneminde kayıtlarda adı geçen Tyana-Tuvana Tabal ülkesinin merkezi konumuna erdiği Hitit dönemi yazıtlarında yer almaktadır. Ayrıca Nahita ve Göllüdağ Şehir devletleri bu dönemdedir. Tabal bölgesinde Nahita kralının Saruvanas olduğu da bulgulardan anlaşılmıştır.
Orta ve Geç Tunç Çağları’nda (M.Ö. 2000-700 yıllarını kapsayan süreçte), Niğde bölgesinde birden çok önemli şehir görülmektedir. Geç Hitit Dönemi’nde (M.Ö. 1200-700) Tabal ülkesinde Göllüdağ zirvesinde şehir devletinin 2172 metre yükseklikte yer alan kalıntıları; mimarî ile yontuculuğun beraber uygulandığı ve sur duvar kapıları ve saray cepheleri kabartma taş bloklarıyla kaplandığını gösteren önemli bir örnektir. Hitit hiyeroglif yazısı kullanıldığı süreç izleri de burada bulunmuştur. Niğde Hitit Dönemi’ne ait ilk buluntular da farklı müzelere gönderilmiştir. Hititler Dönemi’ne ait Pithos mezar (M.Ö. 8. yy), Porsuk kitabesi (M.Ö. 8. yy), Hitit Fırtına Tanrısı Teşup (M.Ö. 8. yy sonu 7. yy başı), Keşlik Steli (M.Ö. 8. yy), Valisa Kitabesi (M.Ö. 9. yy), Andaval Kitabesi (M.Ö. 9. yy) gibi eserler  günümüzde Niğde Müzesi’ndedir.
Asurlulardan sonra Niğde bölgesi bir süre Kilikya Krallığı sınırları içinde kalmıştır. Pers Kralı II. Kurtaş Lidyalıları da yenerek Niğde bölgesine egemen olmuştur. Persler Kapadokya’yı ‘Güzel Atlar Ülkesi’ olarak anarlar. Bu süreçte Niğde, Pers İmparatorluğu’na vergi ödeyen, at, koyun, katır gönderen bir vali yönetimindedir. Pers İmparatorluğu ile ilgili bulunan sikkeler Niğde’de Perslerin izini gösteren bulgulardır.
M.S. Romalılar Dönemi’nde özellikle Tyana Kemerhisar çok gelişen bir merkez olmuştur. Burada İtalyanların kazı çalışmaları devam etmektedir. Bizans döneminde de Niğde’de farklı yerlerde eserlere rastlanmaktadır. Bu dönemde Arapların bölgeye yaptığı saldırılarda çok sayıda eserin tahrip olduğu bilinmektedir.
Niğde, Selçuklu, İlhanlı, Karamanoğlu ve Osmanlı dönemlerinde de önemli merkezdir. Bu dönemlere ait eserlerin bir kısmı günümüze ermiştir. Hepsini yerinde görüp, “Niğde, Kapadokya’nın Başkenti” adlı 800 sayfalık kitabımda ayrıntılarını anlattığım başlıca önemli merkezler şunlardır:
Aladdin Cami, Sungurbey Cami, Hüdavent Hatun Türbesi, Rahmaniye ve Kığılı Cami, Akmedrese, Niğde Kalesi, Öküz Mehmet Paşa Kervansarayı, Niğde ve Bor Paşa Cami, Bor Kale Cami ile Osmanlı Dönemi’nde yapılan 3’ü Niğde merkezde olmak üzere 40 civarında kilise halen sağlam durumdadır. Gümüşler Manastırı, Tyana Su Kemerleri,  Dikilitaşı, Roma Hamamı, Bahçeli Roma Havuzu, Fertek, Bor, Niğde, Yeşilburç Konakları, Kavlaktepe Yeraltı Şehri, Değirmenler Mağarası, Karatlı, Dikilitaş kasabası, Çavdarlı, İçmeli kaya mezarları, Yeşilyurt ve Tepeköy Roma Kral mezarları, Yeşilyurt Manastırı, Çukurkuyu Saray ve Yerhanı, Misli, Hasaköy, Ballı, Hançerli, Kurdunus, Azatlı, Begüm, Kavuklu, Çarıklı, Aktaş Hellena  Kiliseleri, Kitreli Asma Kayalıkları, Gölcük Subaşı, Ulukışla kasabası Avöreni, Kayırlı, Nar Vadi, Kula, Gösterli, Bozköy, Edikli yerleşmeleri, Yeşilyurt kasabası manastır, kilise, Altunhisar kaya yerleşmeleri,  Niğde Kalesi, Keçikalesi, Yeşilyurt Kalesi, Bademdere Kalesi, Çanakçı Kalesi, Murtandı Kalesi, Çömlekçi’de Gala ve yeraltı şehri, görülmesi gereken, dünün izleri taşıyan yerlerdir.
Aladdin Cami’de gölge ile beliren kadın başı ve aslan başlı çörtenleri, Sungurbey Cami’de Sungur kuşu ile ördek ve çift başlı yılanı, Hüdavent Hatun Türbesi’nde pencere üzerindeki insan başlı kuşları ve sütundaki bebek yüzü, Kığılı Cami’de kuş kafesi, Kale’de Sungur kuşu, Gümüşler Manastırı’nda Gülen Meryem Ana, Kurdunus Kilisesi’nde kuşların başını yutan yılanların yer aldığı sütun, Yeşilyurt Kral mezarları ve manastırı, Fertek, Bor, Cullaz Sokağı ve Kadıoğlu Konakları, Saruhan, Bor’daki Mustafa Hızır evi ile Niğde Müzesi ilk anda görülmesi gereken ayrıcalıklı yerlerdir. Aladağlar, Bolkarlar, Kayardı, Tepebağ ve Bor bağları, doğal göller, kır çiçekleri, Bor Parkı, Akkaya, Emirler, Postallı ve Gebere Barajı ise dinlenmek için seçeceğiniz yerler olsun. Ayrıca, Çiftehan Kaplıcaları, Nar Gölü vadi ve şifalı suyu ile İçmeli kasabası İçmesi sağlık merkezleri olarak öne çıkan yerlerdir.
Her köyü, kasabası tarih ve doğa zengini olan Niğde’de gördüklerinizle farklı uygarlıklarda gezinecek ve güzel bir dinlence yaşamış olacaksınız.

Not: Ömer Fethi Gürer’in Niğde iliyle ilgili ayrıca “Bor Şehri”, “Niğde; Söylence, Şaka ve Fıkra” ile “Niğde Spor Tarihi” isimli yayınlanmış kitapları da bulunmaktadır.

Okunma Sayısı Okunma Sayısı: 6632 Eklenme Tarihi Tarih: 2011-12-30

Alaaddin Cami önünde Ömer Fethi Gürer
Alaaddin Cami önünde Ömer Fethi Gürer
Çavdarlı
Çavdarlı
Çukurkuyu Saray
Çukurkuyu Saray
Konaklı-kilise
Konaklı-kilise
Kurdunus
Kurdunus
Tyana Antik Kenti kazı çalışmaları
Tyana Antik Kenti kazı çalışmaları
Tyana Su Kemerleri
Tyana Su Kemerleri
Yeşilyurt
Yeşilyurt


Nevşehir Hava Durumu
Seçimi Hatırla
İl Seç
İstatistik
Toplam : 17650160 ziyaretçi
Bugün : 10579 ziyaretçi
Dün : 28428 ziyaretçi
S. Yükleme Süresi : 1.02 sn

evlilik sitesi toplu mail stand hostesi Stromverteiler hazır site


Copyright 2009 - Tüm hakları saklıdır. Sitemizdeki tüm fotoğraf, yazı, doküman ve düşünce ürünleri 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında korunmaktadır. Kaynak gösterilerek dahi kopyalanamaz. Aksine davrananlar hakkında avukatımız aracılığı ile hukuki takibat yapılacaktır.
 

cappadocia@cappadociaexplorer.com | web tasarım