English
Men
Kapadokya Rehberi
Peribacası Dergisi
Peribacası Kapadokya Yayınları
Kapadokya Firmaları
Kapadokya Fotoğrafları
Kapadokya Fotoğrafçıları
Kapadokya Haritaları
Kapadokya Karikatürleri
Kapadokya ve Sanat
Kapadokya Yazıları
Kapadokya Yayın Arşivi
Kapadokya Efemera Arşivi
Kapadokya Video-Film Arşivi
Sosyal Medya Adreslerimiz
Sivil Toplum Kuruluşları
Önemli Telefonlar ve Linkler
Site Güncellemeleri
Firma Arama
Şehir
İlçe-Belde
Hizmet Alanı
Firma
Anket

Sanat ve müzik festivalleri Kapadokya'ya olan ilginin artmasını sağlıyor mu?
       
Evet.
Hayır.
Mail List
Yeni Kayıt
Şifremi Unuttum

KAPADOKYA'NIN SANDIKLARI

KAPADOKYA

Yazan: Mehmet Yuğuran
Ağustos 2009

Anadolu’da geçmişten günümüze çeşitli amaçlarla kullanılan sandıklar artık yerini bavullara ve boy boy plastik veya metal kutulara bırakmış durumda. Ceviz, sedir, çam, servi gibi ağaçlardan özenle süslenerek ya da tenekeden, sacdan basitçe yapılmış olsunlar eskiden sandıksız bir hayat düşünülemezdi. Gelinlik kızların çeyizini taşımak, mücevherleri, kumaş, silah gibi eşyaları korumak, yiyecekleri, el aletlerini koymak, kutsal ya da kişisel eşyaları saklamak için her zaman gerekliydiler. Şimdiyse daha çok dekoratif amaçlara hizmet ediyorlar.

Anadolu’da çağlar boyunca kullanılan sandıkların içinde çeyiz sandıklarının ayrı bir yeri vardır. Eskiden, kız çocuklarının doğduğu günden itibaren yapılmaya başlanan el emeği göz nuru çeyiz sandıklarda saklanırdı. Çeyizin kendisi kadar sandık da genç kızın ailesinin maddi durumunu yansıtırdı. Zengin aileler sedir ya da ceviz ağacından yapılma, işlemeli, oymalı sandıklar kullanırken, orta halli aileler cilalanarak parlatılmış kavak ağacından yapılan, üzeri aynalarla, renkli kuş resimleriyle süslenmiş sandıkları tercih ederlerdi. En pahalı sandıklar, ahşap kurduna karşı çok dayanıklı olduklarından sedir ağacından yapılanlardı. İçleri kumaş ya da desenli kağıtla kaplanan sandıkların bazılarına takı koyma gözleri de eklenirdi. İğne, tığ, düğme, tesbih, çakı gibi eşyaların da koyulduğu bu gözlerin kapakları yana doğru açılır, sandık kapağının kapanmaması için bir destek görevi görürdü. Kimi sandıklarda özel ve gizli bölmeler de bulunurdu. Sandıklara koyulacak çeyizin güzel kokması için de kurutulmuş gül, lavanta ya da sabun, parfüm şişesi kullanılırdı. Hepsinin farklı kilit sistemleri olur, kimilerinin kapağı açılınca bir çıngırak çalardı. Bu çıngıraklar bir çeşit alarm görevi görüyorlardı.
Sandıkları taşımak için her iki tarafında sandığın işçiliğini yansıtan kulplar bulunurdu. Ayaklar yapılarak sandık yerden yükseltilir ve hava alması sağlanırdı. Sandıkları önü ve kapağı genelde yekpare ağaçtan yapılırdı. Köşe birleştirmeleri ise kırlangıç kuyruğu ya da kaz ayağı diye tabir edilen geçmelerle birleştirilir ya da basit olarak doğrudan çivilere çakılırdı. Birleşme yerleri  ön taraftan ince süslü çıtalarla kapatılır ve çerçeve şeklinde güzel bir görüntü sağlanırdı. Sandık kapağı sandığa eski usul ‘gullep’ denilen menteşelerle bağlanırdı.
Türk el sanatını yansıtan sandık süslemeleri çoğunlukla bu işi yıllarca ter dökerek öğrenen ustaların eseridir. Çeşitli çiçek motiflerinin oyulduğu, hatta sahibinin zenginliği oranında altın ve gümüşün kullanıldığı işlemeleri barındıran çeyiz sandıklarının çoğu birer sanat eseridir. Özellikle, kimi sandıkların üzerine Kuran-ı Kerim koymak için yapılan fildişi ve sedef kakmalı kutuların her biri ayrı zarafet örneğidir.
Çoğu kez anneden kıza miras olarak kalan çeyiz sandıkları genç kızlar için özel bir anlam taşırdı. Genç kızların mektup, resim, şiir, anısı olan küçük eşyalar gibi kendilerine has sırlarını da barındıran sandıklar tamamen onlara özel olur, başkası tarafından açılamazdı. Evlendiğinde onunla birlikte koca evine giden sandığı kızına vermek için saklardı. Bazen sandık kapaklarının içleri defter niyetine kullanılırdı. Sonraki kuşaklara aktarılmak istendiği için kapak içlerine yazılan bilgiler içinde, bazen çocukların doğumu veya anne-babanın ölümü, bazen de evlenme veya askere gidiş tarihleri göze çarpar.

Çeyizin Türk kültüründeki önemi
Gelinin baba evinden koca evine götürdüğü takı, giyim, çeşitli örtü ve ev eşyasından oluşan çeyizin hazırlanması kız çocuğunun doğumuyla başlardı. Çeyiz için gerekli el sanatlarını ilkokul çağıyla birlikte öğrenmeye başlayan kız çocuklarına ergenlikle birlikte bir dikiş makinesi ve çeyiz sandığı verilirdi. Annesi ve yakın çevresinden yardım alarak çeyizini oluşturmaya başlayan genç kızların yaptıkları el işlemeleri içinde nakış ve dantel başı çekerdi. Yatak örtüleri, bohçalar, çarşaflar, yorgan kılıfları, masa ve diğer mobilyalarda kullanılacak örtüler nakışla işlenir, uçlarına danteller dikilirdi. Nakışlarda kullanılan motiflerin her birinin anlamı vardı. Örneğin, nar gibi çok çekirdekli meyveler bereketi ve çok çocuk sahibi olma isteğini, hayat ağacı sağlıklı ve uzun ömürlü bir evliliği simgelerdi.
Kız evi, çeyiz eşyasının zenginliği doğrultusunda saygınlık kazanırdı. Kızın ailesi yoksul bile olsa çeyiz yapmak zorundaydı. Düğün kutlamalarının renkli ve önemli bir parçası olan ‘çeyizin damat evine götürülmesi’ töreninden sonra çeyiz kız ailesinden gelen kadınlar tarafından serilerek sergilenirdi. Bu sergilenme işi de ayrı bir beceri ve bilgi gerektirirdi. Çeyizin serilmesinden sonra yemeli-içmeli, şarkılı-türkülü bir eğlence yapılır, düğüne gelenler ve mahalleli tarafından gezilen çeyiz bir süre sonra kaldırılırdı. 
 
Kapadokya sandıkları
Bölgemizde çıkan sandıklar kabaralı, ahşap oyma, teneke kaplama, deri kaplama gibi çeşitlilik arz etse de en çok kabaralı ve ahşap oyma sandıklara rastlanmaktadır. Kabaralı sandıklarda, genellikle kilise veya cami kubbeli olan teneke kesmelerin etrafına kabara denilen çiviler çakılarak motif oluşturulur. Ahşap oymalı olanlar ise hayat ağacı, göz, çift göz, muska, yedi dağın çiçeği gibi doğurganlığı ve gelecek nesli temsil eden meyveli ve çiçekli ağaçlar; uzun ömrü simgeleyen servi veya kavak ağaçları; gül, papatya, karanfil gibi çiçek motifleriyle süslüdür. Bazen dini tema olarak, ay, yıldız, cami, gül, minare, kubbe gibi şekiller ya da gayrimüslim olanların kullandıkları kilise, haç, Meryem, İsa ve aziz motifleri görülmektedir.
Sandıkların ön kısmında olan işleme ve motiflerden başka bazen de iç bölümlerinde, özellikle kapak içinde kök boya veya toprak boyayla yapılmış motiflere sıkça rastlanır. Bu motifler arasında Osmanlı gemisi, vazolarda çiçek buketleri, bir manzara, kilise, cami, hayat ağacı gibi motifler sayılabilir.

Yeşil sandıklar
Dikkatle incelendiğinde kabaralı ve oymalı sandıkların gerek Türkiye genelinde, gerekse Kapadokya özelinde yeşil renkle boyandığı görülür. Yapılan sandıklar önce kireç karışımı beyaz renkle boyanır. Bu kireçli karışım, ahşabı dış etkenlerden, özellikle böceklerden korumak içindir. Onun üzerine de kök boya ve toprak boya denilen yeşil renk sürülür.
Yeşil, İslam dininde çok kutsal bir renktir. Peygamberimizin mescidinin ve kabrinin üstü yeşil kubbelidir. Konya’daki Mevlana Müzesi’ndeki minarenin kubbesi de yeşildir. Evliya ve erenlerin türbelerinde de yeşil renk hakimdir. Selçuklu ve Osmanlı dönemlerinde de cami süslemeleri, çiniler, yeşil ve firuze renklerle bezenmiştir. Kapadokya’da ise eskiden hacca gidenlerin kapıları yeşile boyanırdı.
Yeşil renk ayrıca muradın simgesidir. Murat edilen, istenen şeyler genellikle yeşille simgelenmiştir. Birisi rüyasında yeşil gördüğü zaman isteğinin, muradının kabul edileceği şeklinde yorumlanır. Evlenen eşlerin sağlıklı olmayı, iyi geçinmeyi, çocuk sahibi olmayı, ömür boyu mutluluğu istemeleri de murattır. Tüm bunlar bölgemizde bulunan sandıkların çoğunluğunun neden yeşil olduğunu açıklar.
Yeşil sandıklar bölgenin türkülerine bile girmiştir. Örneğin; Ürgüplü halk ozanı Refik Başaran’ın “Ayşem’in yeşil sandığı, daha elinin değdiği, hiç aklımdan çıkmıyor, kapılıp sele gittiği” türküsü bugün de söylenmektedir.
Ne yazık ki çeyiz sandığı geleneği son yıllarda ortadan kalkmaya yüz tutmuştur. Koskoca evlerde çeyiz sandığına yer bulunamamakta, düğünlerde adet olan çeyiz sandığına oturup para isteme geleneğinde de basit bavullar kullanılmaktadır. Bunun gibi anlamlı ve güzel geleneklerimize sahip çıkıp yaşatmak ve gelecek kuşaklara aktarmak dileğiyle.

Not: Bu yazı için antikacı Mehmet Yuğuran’ın yaklaşık 50 parçalık sandık koleksiyonu fotoğraflanmış, içlerinden en karakteristik olanları seçilerek kullanılmıştır. Daha fazla fotoğraf için Mehmet Yuğuran’ın www.antikite.com sitesi ziyaret edilebilir.


Not: Bu yazı Peribacası Kapadokya Kültür ve Tanıtım Dergisi’nin Ağustos 2009 sayısında yayınlanmıştır. Derginin telif hakları ile korunmaktadır. Hiçbir şekilde kopyalanamaz.
www.cappadociaexplorer.com


 

Okunma Sayısı Okunma Sayısı: 8616 Eklenme Tarihi Tarih: 2010-01-06

Kambur Sandık-130 yaşında
Kambur Sandık-130 yaşında
Göz motifli Sandık-80 yaşında
Göz motifli Sandık-80 yaşında
Hayat ağacı motiflf sandık-150 yaşında
Hayat ağacı motiflf sandık-150 yaşında
Hayat ağacı motifli yeşil sandık-100 yaşında
Hayat ağacı motifli yeşil sandık-100 yaşında



Yemeni sandığı-50 yaşında
Yemeni sandığı-50 yaşında
Meryem Ana motifli sandık-1917
Meryem Ana motifli sandık-1917
Sandık kapağı-100 yaşında
Sandık kapağı-100 yaşında
Sandık kapağı-120 yaşında
Sandık kapağı-120 yaşında
Sandık kapağı-200 yaşında
Sandık kapağı-200 yaşında








Nevşehir Hava Durumu
Seçimi Hatırla
İl Seç
İstatistik
Toplam : 67564273 ziyaretçi
Bugün : 20030 ziyaretçi
Dün : 41748 ziyaretçi
S. Yükleme Süresi : 0.8 sn

toplu mail


Copyright 2009 - Tüm hakları saklıdır. Sitemizdeki tüm fotoğraf, yazı, doküman ve düşünce ürünleri 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında korunmaktadır. Kaynak gösterilerek dahi kopyalanamaz. Aksine davrananlar hakkında avukatımız aracılığı ile hukuki takibat yapılacaktır.
 

cappadocia@cappadociaexplorer.com