English
Men
Kapadokya Rehberi
Peribacası Dergisi
Peribacası Kapadokya Yayınları
Kapadokya Firmaları
Kapadokya Fotoğrafları
Kapadokya Fotoğrafçıları
Kapadokya Haritaları
Kapadokya Karikatürleri
Kapadokya ve Sanat
Kapadokya Yazıları
Kapadokya Yayın Arşivi
Kapadokya Efemera Arşivi
Kapadokya Video-Film Arşivi
Sosyal Medya Adreslerimiz
Sivil Toplum Kuruluşları
Önemli Telefonlar ve Linkler
Site Güncellemeleri
Firma Arama
Şehir
İlçe-Belde
Hizmet Alanı
Firma
Anket

Sanat ve müzik festivalleri Kapadokya'ya olan ilginin artmasını sağlıyor mu?
       
Evet.
Hayır.
Mail List
Yeni Kayıt
Şifremi Unuttum

RAKİPSİZ FİLM YILDIZI KAPADOKYA

RAKİPSİZ FİLM YILDIZI KAPADOKYA

KAPADOKYA'DA ÇEKİLEN YABANCI FİLMLER

Yazan: Ayça Olcaytu İşçen
Ekim 2007

İhtişamı, zenginliği ve yaratıcı ruhları besleyen havasıyla sinemacıları kendine çeken Kapadokya, pek çok filme doğal set oldu. Kimselere benzemeyen güzelliği, kışkırtıcı gizemi ve karşı konulamaz çekiciliğiyle film yıldızlarını aratmadı. Kısacık göründüğü sahnelerde bile ilgiyi üzerine çekmeyi başardı. Kapadokya’nın bu yönünü anlatmamak olmazdı elbet, önce bu topraklarda çekilmiş yabancı filmleri aldık sayfalarımıza. Önümüzdeki sayılarda Türk filmlerini, dizileri, belgeselleri hatta müzik kliplerini ve reklam filmlerini inceleyeceğiz.

Sinemayı sanat kabul edenler de vardır, eğlencelik olarak görenler de. Kimimiz yönetmenin küçük bir sahnede pek çok şeyi anlatabilmesine hayran kalır, kimimiz düşündürdükleriyle fikir jimnastiği yapar; bazılarımız da cazibesiyle yakan başrol oyuncularının peşinden sürüklenir gideriz. Zaman zaman yaşamın gerçeklerini vurucu darbelerle görmemiz gereklidir; çoğu kez de acılardan kaçıp sığınırız sinemaya. Özellikle aşkı işleyen, olağanüstü öykülere ve masallara yer veren filmleri izlemekten her zaman keyif duyarız.
Masallar denince akla ilk gelenlerden biri ‘1001 Gece Masalları’ olur kuşkusuz. Ülkesindeki kızların hayatını kurtarabilmek amacıyla Şah Şehriyarla evlenen Şehrazat’ın 1001 gece boyunca Şah Şehriyar’a anlattığı bu masallar, sahip olduğu derin hayal gücü sayesinde yüzyıllardır okunuyor. Böyle bir başyapıta sinema elbette kayıtsız kalamazdı. Masalların tek başına birer film konusu olmalarının yanı sıra bu temayı işleyen filmler de yapıldı. Bunların içinde ikisi bizi daha çok ilgilendiriyor. İlki, İtalyan yönetmen Pier Paolo Pasolini’nin cesur ve sivri anlatımıyla yarattığı gerçeküstü bir film olan ‘Arabian Nights’ (Il fiore delle mille e una notte-1974), diğeri de Steve Barron’un zengin görsel ögeler kullanarak yaptığı aynı isimli TV filmi. Anlatımları son derece farklı olan bu iki filmin isimleri dışında kaçınılmaz bir ortak noktaları daha vardı: Kapadokya.

Kapadokya’nın, sahip olduğu niteliklerle gerçeküstü filmlere set olması son derece doğal. Özellikle fantastik ögeler taşıyan bir film yapıyorsanız, Kapadokya’dan daha iyi bir çekim mekanı bulabilir misiniz? Yeryüzünde cennet olarak adlandırılan pek çok yer olsa da hangisi Kapadokya kadar iyi bir film yıldızı olabilir ki? Abarttığımı düşünenler, bahsi geçen ve geçecek filmleri henüz izlememiş olanlardır.
Barron, Pasolini’den 26 yıl sonra, 2000’de çektiği ‘Arabian Nights’ için Kapadokya’nın masalsı havasının bulunmaz bir set olduğunu biliyordu. Filminin bir diğer sürprizi de Türk asıllı Fransız sinema oyuncusu Tchéky Karyo’ydu. Karyo, uzun süre sonra bu film için tekrar Türkiye’ye gelmiş olmasından duyduğu mutluluğu basın toplantısında anlatmıştı.
Pasolini, Medea’nın (1969) da bazı sahnelerini Kapadokya’da çekmiş ve Kapadokya, hem hikayeye hem de sıra dışı sinema diline yakışmıştı. Dünyaca ünlü soprano Maria Callas’ın başrolde oynadığı Medea’da sinemacılarımızdan Muzaffer Hiçdurmaz da cellat rolündeydi.

Paralı Askerler
Büyük bir bölümü, Avanos başta olmak üzere Kapadokya’da çekilen ve Türkiye’de o yıllardaki siyasi çalkantılar nedeniyle hiç gösterime çıkmamış olan ‘Paralı Askerler’ (You Can’t Win’Em All-1970) filminde Tony Curtis, Charles Bronson ve Michele Mercier gibi ünlü oyunculara Fikret Hakan, Salih Güney ve Suna Keskin’in yanı sıra çok sayıda Kapadokyalı figüran da eşlik etmişti. Dönemin en pahalı Hollywood yapımlarından biri olan film Kurtuluş Savaşı’nda Türklerle savaşan iki ABD’li askerin maceralarını anlatıyor.

Mösyö İbrahim ve Kuran'ın Çiçekleri
François Dupeyron tarafından 2002 yılında çekilen ve 1960’lı yıllarda Paris’te bir bakkal dükkanı işleten Müslüman İbrahim ile kimsesiz bir Yahudi çocuğu arasında gelişen dostluğu anlatan ‘Mösyö İbrahim ve Kuran'ın Çiçekleri’ (Monsieur Ibrahim et les fleurs du Coran) filminin Türkiye’deki mekanlarından biri Kapadokya’ydı. Zelve-Paşabağları’ndaki çekimleri ilgiyle izleyen Kapadokyalılar, filmin başrol oyuncularından Ömer Şerif'le hatıra fotoğrafı çektirmek için sıraya girmişlerdi. Basının da yoğun ilgisine maruz kalan Ömer Şerif, gazetecilere ilk kez gördüğü Kapadokya’dan ve insanlarının sıcaklığından çok etkilendiğini belirtmişti.

Grange’ın Kurtlar İmparatorluğu 
Jean-Christophe Grange'nin çok satılan ‘Kurtlar İmparatorluğu’ (L’Empire des Loups) isimli kitabından aynı adla uyarlanan filmi Chris Nohan yönetti (2004). Jean Reno’nun  başrolünde oynadığı gerilimli bir macerayı konu alan filmin bazı sahneleri İstanbul’da ve Kapadokya’da Uçhisar’da çekildi. Büyük prodüksiyonlu filmin Uçhisar’daki çekimlerinde Adıyaman Nemrut Dağı’ndaki tanrı heykellerinin benzerleri yapılarak kullanıldı. Kapadokyalılar ve basın bu filmin çekimlerine de ilgi gösterdi.
Avanos’daki çekimleri sırasında dikkat çeken bir diğer film ise, doğu ile batı arasındaki çatışmaları konu edinen ‘Taş Tüccarı’ (The Stone Merchant-2005) isimli İtalyan filmi. Renzo Martinelli tarafından senaryosu yazılan ve yönetilen filmin özellikle başrol oyuncusu Harvey Keitel o kadar sevildi ki ‘Uçhisar fahri hemşehrisi’ ilan edildi.

Kapadokya’nın çekim alanına girenler
İtalyan yönetmen Alberto Rondalli, ‘Derviş ve Ölümü’ (Dervish and Death-2001) adını verdiği filminde, 19. yy sonlarında Mevlevi tekkesi şeyhi olarak bir Osmanlı kasabasında yaşayan Ahmed Nureddin’i anlatırken Kapadokya’nın mistik havasından yararlanmayı ihmal etmedi. Türk oyuncular Cezmi Baskın, Ruhi Sarı ve Başak Köklükaya da filmde yer aldılar.
Fransız üstad Claude Lelouch da ünlü bir dansçının aşk arayışını işlediği ‘Talih ve Tesadüfler’ (Hasards Ou Coincidences-1997) isimli filminin bazı sahnelerini Kapadokya’da çekti.

Türkiye’de yaşayan ABD’li yönetmen Paxton Winters’a değinmeden olmaz. İki Amerikalı gencin Türkiye'deki maceralı yolculuğunu konu edinen ‘Fırsat’ (Crude-2003), Uluslararası Los Angeles Film Festivali’nde en iyi film, Uluslararası Seattle Film Festivali’nde de jüri özel ödülünü kazandı. Türkiye’den Yiğit Özşener ve İpek Değer’in oynadığı filmde kullanılan mekanlardan biri de Kapadokya’ydı.
Sinemalarıyla ünlü Hintliler de geçti Kapadokya’dan. Ramji Raja’nın ‘Bayram’ (Sanktranthi-2005) isimli filminin final sahnesi Göreme Açıkhava Müzesi’nde çekildi.

Kimselere benzemeyen güzelliğinin ve Fareli Köyün Kavalcısı misali saldığı tatlı namelerinin yarattığı çarpıcı etki sayesinde, daha pek çok sinemacı Kapadokya’nın ruhları okşayan cazibesine kapılacak gibi görünüyor.

Not: Bu yazı Peribacası Kapadokya Kültür ve Tanıtım Dergisi’nin Ekim 2007 sayısında yayınlanmıştır. Derginin telif hakları ile korunmaktadır. Hiçbir şekilde kopyalanamaz.
www.cappadociaexplorer.com

Okunma Sayısı Okunma Sayısı: 6977 Eklenme Tarihi Tarih: 2009-06-23

1001 Gece Masalları
1001 Gece Masalları
Medea
Medea
Kurtlar İmparatorluğu
Kurtlar İmparatorluğu
Talih ve Tesadüfler
Talih ve Tesadüfler
Harvey Keitel 
Taş Tüccarı
Harvey Keitel Taş Tüccarı



Nevşehir Hava Durumu
Seçimi Hatırla
İl Seç
İstatistik
Toplam : 65317370 ziyaretçi
Bugün : 9638 ziyaretçi
Dün : 47513 ziyaretçi
S. Yükleme Süresi : 0.37 sn

toplu mail


Copyright 2009 - Tüm hakları saklıdır. Sitemizdeki tüm fotoğraf, yazı, doküman ve düşünce ürünleri 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında korunmaktadır. Kaynak gösterilerek dahi kopyalanamaz. Aksine davrananlar hakkında avukatımız aracılığı ile hukuki takibat yapılacaktır.
 

cappadocia@cappadociaexplorer.com