English
Men
Kapadokya Rehberi
Peribacası Dergisi
Peribacası Kapadokya Yayınları
Kapadokya Firmaları
Kapadokya Fotoğrafları
Kapadokya Fotoğrafçıları
Kapadokya Haritaları
Kapadokya Karikatürleri
Kapadokya ve Sanat
Kapadokya Yazıları
Kapadokya Yayın Arşivi
Kapadokya Efemera Arşivi
Kapadokya Video-Film Arşivi
Sosyal Medya Adreslerimiz
Sivil Toplum Kuruluşları
Önemli Telefonlar ve Linkler
Site Güncellemeleri
Firma Arama
Şehir
İlçe-Belde
Hizmet Alanı
Firma
Anket

Sanat ve müzik festivalleri Kapadokya'ya olan ilginin artmasını sağlıyor mu?
       
Evet.
Hayır.
Mail List
Yeni Kayıt
Şifremi Unuttum

KÜLTÜRÜ YAŞATAN BEBEKLER

KÜLTÜRÜ YAŞATAN BEBEKLER

KAPADOKYA BEBEK MÜZESİ
Yazan: Ayça Olcaytu İşçen
Temmuz 2007

İlk kez bir folklorik bebek gördüğümde küçük bir çocuktum. Oyuncağa benzemeyen bu bebeğin ne amaçla yapıldığını anlamaya çalışırken, sahibi kibarca elimden alarak camlı bir vitrine yerleştirmişti. Yıllar sonra, folklorik bebek sanatçısı Sibel Radiye Gül’ün yaptıklarını görüp, her birinin ne kadar büyük bir emekle üretildiğini kendisinden dinleyince bu özenin gerekliliğini de kavramış oldum. Gelin, yirmi yılı aşkın süredir yaptığı bebekleri Mustafapaşa’da eski bir Rum konağında kurduğu müzesinde sergileyen Gül’ün hikayesine kulak verelim.

Sibel Radiye Gül’ün bebeklere olan merakı annesinin onun için yaptığı oyuncak bebeklere kadar gidiyor. Evlendikten sonra annesinden öğrendiği bu bebekleri çocuklarına yapmaya başlamış. Ürettiklerinden keyif almaya başlayınca da bu işin inceliklerini öğrenmeye karar verip, Ankara’daki Kız Meslek Lisesi’nde açılan bir kursta üç ay eğitim almış. Daha sonra, çalıştığı  derneğin Mersin’de zihinsel özürlü çocuklar yararına yaptırdığı okulda ilk sergisini açmış. 1987’de açtığı ve Milli Eğitim Bakanı’nın da geldiği bu sergi ilgi görmüş ve pek çok okulda yinelenmiş. Böylece, folklorik bebek yapımı Gül için hobi olmaktan çıkıp, bir amaç haline gelmeye başlamış. Açtığı ilk konulu serginin macerasını ise şöyle anlatıyor Gül: 
“1996 Nasreddin Hoca yılı ilan edilmişti. Hocanın fıkralarını severim. Tam 35 kompozisyon yaptım hocanın fıkralarından. Ankara Türk-Amerikan Derneği’nde bir haftalığına açtığım sergi, TRT’nin haber yapmasıyla halkın ve konuyla ilgili bilim adamlarının, sanatçıların ilgisini çektiğinden bir ay devam etti. Bilim adamlarıyla, sanatçılarla tanıştım. Çeşitli illerde bu sergiyi tekrarladık. Yaptığım işin bu kadar değer görmesi mutlu etti beni.”

Koleksiyonu her geçen gün büyüyor
Sonraki yıllarda Dede Korkut öykülerinden tutun, Osmanlı esnafına, padişahlara, sultanlara kadar pek çok konuda bebek yapan Gül’ün, bugün sahip olduğu bebek sayısı bin civarında. Türkiye’nin, Cumhuriyet’in öncü kadınları ile cumhuriyetten günümüze kadar olan parti liderleri konularında bebek yapmaya devam eden Gül, liderleri karikatürize bir şekilde yansıtmayı planlıyor.
Bebeklerin yapımı ayrı bir uzmanlık alanı. Tarih ve folklor bilmek gerekiyor. İskeletinden, yüz ifadesine ve kıyafetlerine kadar her aşamada gerçeğe uygunluğu sağlayabilmek için sabırlı bir çalışma yöntemi izleme zorunluluğu da cabası. Kimi zaman kıyafeti yapacağınız kumaş için bile fellik fellik dolaşmayı göze almanız şart.

Kapadokya’nın ilk bebek müzesi
Tanıştığı bilim adamlarının da önerisiyle kurmaya karar verdiği müze için Kapadokya’yı ve Mustafapaşa’yı seçmesinin nedenlerini anlatırken buraya duyduğu sevgiyi hissediyorsunuz: “İnsanlar Kapadokya’ya bilim, sanat, tarih ve kültür için geldiklerinden burayı seçtim. Çok seviyorum Kapadokya’yı. Mustafapaşa’nın havası ve evleri ayrı güzel. İnsanları çok paylaşımcı. Hiçbir yerde duymadığım rahatlığı burada duyuyorum. Her köşede sizi heyecanlandıran bir sürprizle karşılaşıyorsunuz. Mustafapaşa’ya 2001’de geldik, bu evi alıp restorasyona başladık. Burada yaşamak çok mutlu ediyor insanı. Evin dördüncü sahibiyim. Evin ilk sahibi kasabada Güllü hanım denilen bir Rummuş. Büyük bir tesadüf, benim de soyadım Gül. Kasabalılar bana da Gül diye hitap ediyor. Tarihin tekerrür etmesi gibi.”
26 Haziran 2006’da açılan müze pek çok kişi tarafından gezilmiş. Müzede sergilenen bebek sayısı 150 civarında. Gül, yer darlığı nedeniyle  her ay sergilenen bebekleri değiştiriyor. Bu nedenle müzeye bir kez gitmek yeterli değil. Kapadokya’da ikinci bir sergi alanı açılması projesi gerçekleşirse daha çok bebeği sergilemek mümkün olacak.
Müzenin kurulduğu evin dört odası konuk evi olarak hizmet veriyor. Özellikle yabancı ülkelerden gelenlerin burayı çok ilginç bulduğunu söyleyen Gül, bu sayede yeni insanlar tanımaktan çok memnun.
Ayrıntılı bilgi için:
www.kapadokyabebekmuzesi.com

Not: Bu yazı Peribacası Kapadokya Kültür ve Tanıtım Dergisi’nin Temmuz 2007 sayısında yayınlanmıştır. Derginin telif hakları ile korunmaktadır. Hiçbir şekilde kopyalanamaz.
www.cappadociaexplorer.com

 

 

 

Okunma Sayısı Okunma Sayısı: 4357 Eklenme Tarihi Tarih: 2009-06-23






Nevşehir Hava Durumu
Seçimi Hatırla
İl Seç
İstatistik
Toplam : 65312685 ziyaretçi
Bugün : 4953 ziyaretçi
Dün : 47513 ziyaretçi
S. Yükleme Süresi : 0.32 sn

toplu mail


Copyright 2009 - Tüm hakları saklıdır. Sitemizdeki tüm fotoğraf, yazı, doküman ve düşünce ürünleri 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında korunmaktadır. Kaynak gösterilerek dahi kopyalanamaz. Aksine davrananlar hakkında avukatımız aracılığı ile hukuki takibat yapılacaktır.
 

cappadocia@cappadociaexplorer.com