English
Menü
Kapadokya Rehberi
Peribacası Dergisi
Peribacası Kapadokya Yayınları
Kapadokya Firmaları
Kapadokya Fotoğrafları
Kapadokya Fotoğrafçıları
Kapadokya Haritaları
Kapadokya Karikatürleri
Kapadokya ve Sanat
Kapadokya Yazıları
Kapadokya Yayın Arşivi
Kapadokya Efemera Arşivi
Kapadokya Video-Film Arşivi
Sosyal Medya Adreslerimiz
Sivil Toplum Kuruluşları
Önemli Telefonlar ve Linkler
Site Güncellemeleri
Firma Arama
Şehir
İlçe-Belde
Hizmet Alanı
Firma
Anket

Sanat ve müzik festivalleri Kapadokya'ya olan ilginin artmasını sağlıyor mu?
       
Evet.
Hayır.
Mail List
Yeni Kayıt
Şifremi Unuttum
    Kapadokya Rehberi » Nevşehir » 
Nevşehir

Yazan: Yavuz İşçen
Ocak 2010/Ankara

Nevşehir’in İlk Çağ’da adının ‘Nyssa’ (Nysa) olduğu çeşitli kaynaklarda belirtilmekle birlikte, antik Nyssa kentinin yeri tam olarak netlik kazanmamıştır. Bazı araştırmacılar Nevşehir’in hemen bitişiğindeki Nar beldesinin Nyssa olabileceğini belirtmektedirler. Bazı araştırmacılar ise Ramsay’da da geçtiği gibi, Nevşehir’in antik ‘Soandos’ kentinin yerine ya da çok yakınına kurulduğunu söylemektedirler. ‘Muşkara’, Nevşehir’in Osmanlı Devleti dönemindeki adı. O dönemlerde Ürgüp’e bağlı küçük bir köyken, önce Niğde’nin ilçesi ve sonradan da 1954’de il olan Muşkara, Lale Devri’nin simgelerinden Damat İbrahim Paşa’nın da doğum yeridir. 1725 yılında Damat İbrahim Paşa’nın emri ile Muşkara Köyü’nün adı ‘yeni şehir’ anlamına gelen Nevşehir’e çevrilmiştir.

Damat İbrahim Paşa Külliyesi
Damat İbrahim Paşa tarafından 1726-1727 yılları arasında Nevşehir’de yaptırılan Külliye, cami, medrese, kitaplık, sıbyan mektebi, imaret ve hamamdan oluşan bir yapı topluluğu şeklindedir.

Nevşehir Kalesi
Selçuklular zamanında Bağdat’a giden kervan yollarının denetimini sağlamak amacıyla yapıldığı sanılmaktadır. Osmanlı döneminde Damat İbrahim Paşa tarafından kalenin onarıldığı bilinmektedir. Kale Cumhuriyet döneminde 1966-1979 yılları arasında restore edilerek yeniden düzenlenmiştir.

Nevşehir Müzesi: 1967 yılında Damat İbrahim Paşa Külliyesi içinde Medrese binasında açılan Nevşehir Müzesi, 1987 yılından sonra yeni yerine taşınmıştır.

Çat
Çat Vadisi
Nevşehir’in 7 km kadar kuzeybatısında bulunan Çat beldesinde yer alan vadi, Kapadokya’nın yürüyüş parkurlarından biridir. Nevşehir-Gülşehir yolunun yaklaşık 6. km’sinden sola girerek vadiye ulaşılabilir. Yürüyüş sırasında Fırınasma Vadisi’nde 11. yy’dan kalma Fırınasma Kilisesi görülebilir. Güvercinlik Vadisi’nde ise vadi duvarlarına oyulmuş birçok güvercinlik bulunmaktadır.

Çat Vadisi Güvercinlikleri
Çat Vadisi’nde Güvercinlik Vadisi içinde yer alan güvercinlikler, genellikle kayalara oyulmuş odalar şeklindedirler. Bir apartman biçiminde 6-7 katlı olarak yapılmış olanları vardır. Odaların içi 5-10 m2 büyüklüğündedir.

Göre
Eski Göre Yerleşimi
Göre beldesi, Nevşehir-Niğde yolunun 4. km’sinde bulunmaktadır. 1985 yılında Göre’nin bulunduğu alan, yukarısında yer alan ve yörede ‘hisar’ adı verilen bazalt kayadan taş düşebileceği gerekçesiyle afet bölgesi ilan edilmiş ve belde buradan taşınmıştır.

Göreme
Göreme’nin bilinen en eski adı ‘Korama’dır. Eski adının Matiana/Maçcan olduğunu bildiğimiz Avcılar Köyü (bugünkü Göreme), Korama’nın 1 km kadar kuzeybatısında bulunuyordu. Matiana, Bilge Umar’a göre ‘Ma (Ana tanrıça) Tapınıcısı Ülkesi’ anlamına gelmektedir. Matiana, Bizans döneminde 11-13. yy’lar arasında Viranşehir’e (Mokisos) bağlı bir piskoposluk merkeziydi. Osmanlı Devleti dönemi ve sonrasında köy büyüdü ve gelişti. 1930 yılında köyde ilk belediye kurulduğunda köyün adı Maçcan’dı. Söylenene göre bu isim Aziz Hieron’un annesinin adıdır. Sonraki yıllarda Maçcan adı önce Avcılar, 1975 yılında ise Göreme olarak değiştirilmiştir.

Göreme Açık Hava Müzesi içinde bulunan kilise ve yapılar
Göreme Açık Hava Müzesi günümüzde Kapadokya’da en fazla ziyaret edilen yerlerin başında gelmektedir. Burayı görmeksizin yapılacak bir Kapadokya gezisinin ciddi şekilde eksik kalacağını bilmenizde yarar var. Açık hava müzesi Göreme’nin 1 km kadar dışında Ortahisar’a bağlanan ara yol üzerindedir. Burada birbirine yakın grup oluşturan yapılar müze bünyesinde toplanmıştır. Müzede görülebilecek başlıca yapılar, Rahibeler Manastırı, Aziz Basileos Şapeli, Elmalı Kilise, Azize Barbara Şapeli, Yılanlı Kilise, Kiler-Mutfak-Yemekhane, Karanlık Kilise, Azize Katherina Şapeli ve Çarıklı Kilise’dir.

Göreme Açık Hava Müzesi çevresinde bulunan kiliseler
Göreme Açık Hava Müzesi çevresinde birçok kilise bulunmaktadır. Bu yapıların en bilinenleri, Tokalı Kilise, Aziz Eusthatios Kilisesi, Aziz Daniel Şapeli, Meryem Ana Kilisesi, Kılıçlar Kilisesi, El Nazar Kilisesi, Saklı Kilise ve Aynalı Kilise’dir.

Göreme belde merkezi çevresindeki kilise ve yapılar
Bu yapı grubu Göreme merkezden yürüyerek rahatlıkla dolaşılabilecek uzaklıklarda yer almaktadır. Çoğu Göreme’nin Orta Mahallesi sınırları içindedir: Roma Mezarı, Durmuş Kadir Kilisesi, Yusuf Koç Kilisesi, Bezirhane, Aziz Hieron Şapeli, Mesevli Kilisesi.

Zemi Deresi Vadisi: Kapadokya’nın bilinen yürüyüş parkurlarından biridir. Ürgüp-Nevşehir asfaltının 10. km’sinde Babaccık Mevkii olarak adlandıran bölgeden Zemi Vadisi’ne girilmektedir. Bu noktada vadiye girişi gösteren bir tabela vardır. Vadi buradan başlayıp Göreme-Ortahisar asfaltına kadar uzanmaktadır. Vadide Karabulut Kilisesi ve Sarnıç Kilisesi görülebilir.

Bağlıdere Vadisi:  Göreme’nin en bilinen ve sık ziyaret edilen vadilerinden biridir. Kulağa daha hoş geldiği için olsa gerek adına ‘Aşk Vadisi’ de deniliyor.

Nar
Nar Bezirhanesi
Nar beldesi içinde bulunmaktadır. Henüz turizme açılmamış olduğundan belediyeden izin alarak görülebilir.

Kaymaklı
Kaymaklı Yeraltı Şehri
Kaymaklı beldesi, Nevşehir-Niğde yolu üzerinde 20. km’de bulunmaktadır. Eski adının ‘Enegüp’ olduğunu bildiğimiz Kaymaklı belde merkezinde, Kapadokya’nın en büyük ve en çok ziyaret edilen yeraltı şehirlerinden biri bulunmaktadır.

Uçhisar
Uçhisar Kalesi
Uçhisar, Nevşehir’in 7 km kadar doğusunda bulunmaktadır. Uçhisar denilince ilk aklımıza gelen Uçhisar Kalesi’dir. 50 m yükseklikteki bu devasa kaya kütlesi çok uzaklardan bile kendini bize hissettirmeyi başarır. Kalenin ilk olarak kimler tarafından yapıldığı kesin değildir.

Derebağ Kilisesi
Uçhisar’da Tekelli Mahallesi’nde bulunmaktadır. 11-12. yy’da yapıldığı tahmin edilen kilise, manastır kilisesi şeklinde yapılmıştır.

Güvercinlik Vadisi
Uçhisar’ın doğusunda bulunan Güvercinlik Vadisi, Kapadokya’nın önemli yürüyüş parkurlarından biridir. Vadi içinde rastlayacağınız birçok güvercinlik, sonradan vadinin bu isimle anılmasına neden olmuştur. Vadinin toplam uzunluğu 4 km kadardır.

Acıgöl
Acıgöl Yeraltı Şehri
Sadece bazı bölümleri temizlenerek turizme açılmış olan yeraltı şehri, ilçe merkezinde bulunmaktadır.

İğdeli Çeşme
Nevşehir’in Acıgöl ilçesinin 7 km kadar batısında Nevşehir-Aksaray karayolu üzerinde bulunmaktadır. 1300 m rakımda yer alan höyük, İğdeli Çeşme adı ile bilinen çeşmenin kuzey tarafındadır.

Topada Hitit Yazılı Kayası
Topada Yazılı Kayası, Acıgöl ilçesinin güneyinde yer alan Ağıllı Köyü sınırları içindedir. Yazılı Kaya, Geç Hitit şehir devletlerinden Tabal Krallığı’na aittir. Kitabe, kayanın üzeri düzeltilerek Hitit hiyeroglif yazısı ile kazınmış 8 satırlık bir metinden oluşmaktadır.

Tatlarin Yeraltı Şehri
Acıgöl ilçesinin yaklaşık 10 km kuzeyindeki Tatlarin Köyü’nde bulunmaktadır. Köylülerin ‘kale’ olarak adlandırdıkları tepede yer alan yeraltı şehri, 1991 yılında temizlenerek turizme açılmıştır.

Tatlarin Kilisesi
Tatlarin yeraltı şehrinin bulunduğu tepe üzerinde kiliseler ve çeşitli yapı kalıntıları bulunmakla birlikte çoğu tahrip olmuş durumdadır. Bunların içinde Tatlarin Kilisesi görülmeye değerdir.

Avanos
Asur Ticaret Kolonileri Çağı’nda (MÖ.1900-1800) Asurlu tüccarlar, Kültepe’den Acemhöyük’e dört günde gitmek için ‘Nenessa’ adlı bir kentten geçtiklerini yazmışlardı. Roma döneminde ise aynı kent, ‘Venessa’ olarak adlandırılıyordu. Aslında tüm bu isimler bugün çok iyi bildiğimiz bir ilçemiz için kullanılmıştı. Evet, tahmin ettiğiniz gibi Avanos’dan bahsediyoruz. Sonraki yıllarda bu baş döndürücü derinliğe yeni bulgular katılmakta gecikmedi. İlçeye bağlı Topaklı ve Zank Höyük’te yapılan kazılar, bölge tarihini Tunç Çağı’na, yani günümüzden yaklaşık 5000 yıl öncesine kadar indirdi.
Strabon, Coğrafya adlı eserinde, Venessa’nın, Kayseri ve Kemerhisar’dan (Tyana) sonra, hem politik hem dini açıdan Kapadokya Krallığı’nın (M.Ö. 332-MS 17) üçüncü önemli merkezi olduğunu belirtmektedir. Avanos önemini Bizans döneminde de kısmen korudu. Ancak sonraları yavaş yavaş geriledi. Osmanlı Devleti döneminde, 18.yy’ın ikinci yarısından itibaren Avanos’un tekrar gelişmeye başladığını görüyoruz. Osmanlı Devleti döneminde küçük bir köy olarak varlığını sürdüren Avanos’ta, 1750 yılında 56 ev olduğu bilinmektedir. Bu yıllardan sonra Avanos’un bir gelişme içine girdiği gözlenmektedir. Bu gelişmede, Padişah II. Abdülhamid zamanında sarayda görevli Avanoslu Kurena Arif Bey’in çalışmalarının etkisi olduğu düşünülmektedir. 1900’e ait bir belgede Avanos’ta 808 ev bulunduğu kayıtlıdır.
Avanos sokaklarında yapacağınız kısa bir yürüyüşle bu evlerden bazılarını görebilirsiniz. Özellikle, Doktor Hacı Nuri Bey konağı, Tevfik Körükçü konağı, Ahmet Benzer evi, Mustafa Erdil evi, Hikmet Çingi evi görülmeye değerdir.

Çömlek Atölyeleri
“Kör de bilir Avanos’un yolunu, çanak-çömlek kırığından bellidir” sözü, Avanos’da çömlekçiliğin ne kadar köklü olduğunun güzel bir özetidir sanki. Avanos denince aklımıza ilk önce halkın ‘çanakhane’ dediği çömlek atölyeleri gelmektedir.

Alaaddin Camisi
Avanos merkezdedir. 13.yy başında, Selçuklular döneminde yapılmıştır.

Dereyamanlı Kilise
Kapadokya bölgesinin en eski kiliselerinden biridir. İlçe merkezinin 1 km batısında yer almaktadır. Kare planlı olan kilisenin duvarlarında kabartma biçimde yapılmış çeşitli haçlar yer almaktadır.

Saruhan Kervansarayı
Avanos’un 5 km kadar güneydoğusunda Selçuklular döneminde 1249 yılında Sultan II. İzzettin Keykavus zamanında yapılmıştır.

Roma Lahti
1971’de Avanos’un güneydoğusunda Saruhan Kervansarayı yolu üzerinde Kızılyar mevkiinde ortaya çıkarılmış olan Roma Lahti, mermerden yapılmıştır. Bölgede bugüne kadar bulunmuş tek lahit olması açısından anlamlıdır ve Nevşehir Müzesi’nde sergilenmektedir.

Çeç Tümülüsü
Çeç Tümülüsü Nevşehir bölgesindeki tümülüsler içinde en yüksek ve dikkat çekici olanıdır. Yüksekliği 30 m kadar olan tümülüs, kuş uçumu Avanos’un 10 km kadar güneybatısında yer almaktadır.

Zank Höyük
Nevşehir’in Avanos ilçesi Sarılar beldesinin 4 km kuzeyinde 1250 m rakımda bulunmaktadır. Yaklaşık 30 m yüksekliğinde olan höyüğün çapı 300 m kadardır.

Topaklı Höyük
Avanos ilçesinin kuzeyinde, Topaklı beldesindedir. 30 m yüksekliği ve 260 m çapıyla İç Anadolu'nun büyük höyüklerindendir.

Belha Manastırı
Avanos’a bağlı Özkonak Beldesi’nin güneydoğusunda bir tepenin dereye bakan cephesinde yer alır. Bir yapı topluluğu olarak karşımıza çıkan manastırın ön bölümü tamamen çökmüş, oda ve kolonlar yok olmuş durumdadır.

Özkonak Yeraltı Şehri
Avanos’un 14 km kuzeyinde bulunan Özkonak beldesindedir. 1972 yılında bulunan yeraltı şehrinin 4 katlı olduğu tahmin edilmektedir.

Çavuşin Köyü
Avanos merkez ilçeye bağlı Çavuşin Köyü, Avanos-Göreme yolu üzerinde, Avanos’a 7 km uzaklıkta yer almaktadır. Çavuşin Köyü 1950’de yaşanan heyelan sonrasında risk taşıdığı gerekçesiyle boşaltılmış ve köy bugünkü yerine taşınmıştır.

Nikeforos Fokas Kilisesi
Çavuşin Kilisesi ve Güvercinlik Kilisesi adları ile de bilinen bu kilise, anayolun hemen kenarındadır. Kilise kaya içine iki katlı olarak oyulmuştur. Alt katta keşiş odaları yer almaktadır.

Vaftizci Yahya Kilisesi
Çavuşin Köyü’nde bölgeye hakim bir noktada bulunmaktadır. Avlusunun bir bölümü sonradan yıkılmıştır.

Güllüdere Vadisi
Çavuşin Köyü ile Ortahisar Beldesi arasında Meskendir Vadisi ismiyle bilinen uzun bir vadi yer almaktadır. Kapadokya’nın önemli yürüyüş parkurlarından olan Meskendir Vadisi bir vadiler bileşkesi görünümündedir. Boztepe (1325 m) tarafından, Meskendir Vadisi’ni dik kesecek biçimde gelen birbirine paralel üç büyük vadi uzanmaktadır. Bu vadiler, Çavuşin Köyü tarafından itibaren, Güllüdere II, Güllüdere I ve Kızılçukur Vadileri olarak adlandırılmaktadır.
Güllüdere II ve I vadileri güzel yürüyüş parkurlarıdır ve içlerinde çeşitli kiliseler vardır. Bu kiliseler sırasıyla, Üç Haçlı Kilise, Ayvalı Kilise, Haçlı Kilise, Yovakim ve Anna kiliseleridir.

Paşabağları
Avanos-Göreme yolu üzerinde Avanos çıkışından 5 km sonra, Zelve sapağından sola dönüldüğünde 1 km ileride Paşabağları’na ulaşılır.
Aziz Simeon Keşiş Hücresi: Üç başlı peribacası içine oyulmuş bulunan Aziz Simeon Keşiş Hücresi iki bölümden oluşmaktadır.

Zelve Açık Hava Müzesi
Paşabağları’na gelirken kullandığımız yoldan 1 km kadar daha devam edildiğinde Zelve Açık Hava Müzesi’nin önüne ulaşılır. Gerek doğal oluşumları ve etkileyici manzarası, gerekse barındırdığı tarihi yapılarıyla Zelve Açık Hava Müzesi bölgede çok ziyaret edilen yerlerdendir. Müze içinde İkonoklast dönemde yapılmış, tamamı fresksiz 15 kadar kilise vardır.

Dervent Vadisi Manzara Terası: Avanos-Ürgüp yolu üzerinde Avanos’a yaklaşık 5 km uzaklıktadır. Manzara terasının bulunduğu alan Ürgüp-Avanos ilçe sınırındadır. Peribacalarının ilginç görüntüler oluşturduğu vadide hayvan biçimli oluşumlar hayret uyandırmaktadır. Hemen yolun kenarında deve biçimli kaya adeta buranın simgesi haline gelmiştir.

Derinkuyu
Eski adı Melegobia/Melengübü olan Derinkuyu, Nevşehir’in 29 km güneyinde yer almaktadır. Nevşehir-Niğde yolu takip edilerek Derinkuyu’ya ulaşılabilir. Herhangi bir akarsuyu ya da gölü bulunmayan şehrin içme suyu 60-70 m derinlikleri olan su kuyularından sağlanmaktadır. Derinkuyu adı buradan gelmektedir. İlçe merkezinde Derinkuyu yeraltı şehrinin yanı sıra            19. yy yapısı oldukça görkemli iki kilise ve bir de kaya içine oyulmuş manastır bulunmaktadır. Kasaba merkezinde, Aziz Theodoros Trion Kilisesi, Taksiarhon Kilisesi (Baş Melekler Kilisesi), Aya Maryeros Manastırı görülebilir.

Derinkuyu Yeraltı Şehri
Derinkuyu ilçe merkezinde bulunan yeraltı şehrinin Kapadokya’nın en etkileyici yeraltı kompleksi olduğu söylenebilir. Bugün sadece %10’luk bölümü turizme açılmış olan yeraltı şehri, 85 m derinliği ve 8 katı ile gerçekten etkileyicidir.

Özlüce Yeraltı Şehri
Kaymaklı beldesinin 6 km kadar batısında eski adının Zile olduğunu bildiğimiz Özlüce Köyü’ndedir.

Dolay Han
Derinkuyu’ya bağlı Til Köy’de bulunmaktadır. Selçuklular döneminde yapılmış olan han, eskiden Konya’yı Kayseri’ye bağlayan kervan yolu üzerinde yer alıyordu.

Doğala Han
Derinkuyu’ya bağlı Doğala Köyü’nde bulunan bir Selçuklu hanıdır.

Gülşehir
Kızılırmak’ın güney kenarında kurulmuş olan Gülşehir, Kapadokya’nın en eski yerleşim birimlerinden birisidir. Nevşehir’e olan uzaklığı 20 km’dir. Kasaba merkezinde Karavezir Külliyesi, Karavezir Camisi, Karavezir Medresesi, Karavezir Hamamı,  Gülşehir Çeşmeleri görülebilir.

Aziz Jean Kilisesi
Kapadokya’nın görülmeye değer kiliselerinden biri olan Aziz Jean Kilisesi, Nevşehir’den Gülşehir’e giderken Gülşehir girişinde, sol tarafta yer almaktadır. Ana yoldan sarı tabela ile ayrılan yaklaşık 500 m’lik yol sizi önünde park yeri bulunan kilisenin yanına kadar götürecektir.

Açık Saray Kalıntıları
Nevşehir-Gülşehir yolu üzerinde sol tarafta, Gülşehir’e 3 km uzaklıkta bulunmaktadır. Burası geniş bir alana yayılmış yapı topluluğu olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu yapıların tümüne birden ‘Açık Saray’ adı verilmektedir.

Civelek Mağarası
Gülşehir İlçesi’nin kuş uçumu 5 km kadar kuzeydoğusunda bulunan Civelek Köyü’ndedir. Mağara köyün 2 km kadar kuzeyinde Gürlek Tepe adı ile bilinen kalkerli arazide yer almaktadır. Elde edilen bulgulardan Neolitik dönemden Erken Tunç Çağı’na kadar insanlar tarafından kullanıldığı anlaşılan mağaranın yerleşimden çok bir kült yeri olarak değerlendirilmiş olduğu düşünülmektedir.

Gökçetoprak Yazılı Kayası
Acıgöl ilçesinin 25 km kadar kuzey batısında bulunan Gökçetoprak Köyü yakınındadır. Gökçetoprak köylülerinin ‘yazılıtaş’ adını verdikleri yazıt, köyün 2.5 km kadar güneyinde, üzerinde mezar oyukları bulunan bir kayanın üzerindedir.

Gökçetoprak Zeus Kabartması
Gökçetoprak köyü içinde bulunan bir kayanın yüzeyi düzleştirilerek buraya bir kabartma yapılmıştır. Kabartmanın yer aldığı kayanın üzerinde bugün bir ev bulunmaktadır.

Gökçetoprak Yeraltı Şehri
1989’da Fransızlar, 1991’de ise İtalyanlar tarafından araştırılan yeraltı şehrinin iki katı ortaya çıkarılabilmiştir.

Hacıbektaş
Hacıbektaş ilçesi, Nevşehir-Kırşehir yolunun 48. km’sinde bulunmaktadır. Anadolu Selçukluları döneminde adı Hacim Köy olan ve Selçuklu sultanlarına at yetiştirdiği bilinen Hacıbektaş,        13. yy’da Horasan’dan gelen ünlü Türk düşünürü Hacı Bektaş Veli’nin buraya yerleşmesi sonrasında önem kazanmış ve gelişmiştir.

Hacı Bektaş Veli
Horasan’ın Nişabur şehrinde 1209’da doğmuş, 1270’de Hacıbektaş’da ölmüştür. Mevlana’nın çağdaşıdır. Mezarı bugün Hacıbektaş ilçesinde, Hacı Bektaş Veli Türbesi olarak bilinen yerdedir. Hacı Bektaş Veli’nin Anadolu’ya geldiği dönem, Selçukluların Anadolu’da siyasi birliğinin bozulduğu bir dönemdir. Hacı Bektaş Veli bu dönemde Anadolu’da köy köy dolaşarak Anadolu’nun Türkleşmesi ve İslamlaşması için çaba harcamıştır. Felsefesini hoşgörü ve insan sevgisi üzerine kurmuş ve kısa zamanda halk arasında benimsenmiştir. Ölümünden 100-150 yıl kadar sonra onun öğretileri Balım Sultan tarafından sistemleştirilmiş ve bu görüşler etrafında bir tarikat oluşturulmuştur. ‘Bektaşilik’ adı verilen bu tarikata bağlı çeşitli düşünürler ve halk sanatçıları yetişmiştir. Bunlar arasında en bilineni Pir Sultan Abdal’dır.

Hacı Bektaş Veli Külliyesi
13.yy başında, Selçuklu döneminde yapılmış olan külliye, sonraki yüzyıllarda yapılan çeşitli eklemelerle bugünkü halini almıştır. Külliye, günümüzde Hacı Bektaş Veli Müzesi olarak hizmet vermektedir.

Hacı Bektaş Müzesi
1964 yılında düzenlenerek ziyarete açılan müzede başlangıçta yörede bulunan eserler de sergilenmekteydi. 1988’den itibaren ayrı olarak Arkeoloji ve Etnografya Müzesi düzenlenmiş ve burada bulunan bazı eserler yeni müzeye taşınmıştır. Bugün Hacı Bektaş Veli Müzesi’nde, sadece Hacı Bektaş Veli’ye ait eserler sergilenmektedir.

Arkeoloji ve Etnografya Müzesi
1988 yılında ziyarete açılmıştır. 1967-1976 yılları arasında Sulucakarahöyük’de yapılan kazılarda elde edilen, Eski Tunç Çağı, Asur Ticaret Kolonileri Çağı, Hititler ve Frig dönemine ilişkin eserler sergilenmektedir. Tel: +90 (384) 441 30 22

Sulucakarahöyük
Hacı Bektaş Veli’nin Horasan’dan güvercin kılığında Anadolu’ya indiği yer olarak kabul edilen Sulucakarahöyük, Hacı Bektaş Veli’nin etrafına ilk müritlerini topladığı yerdir. Nevşehir’in Hacıbektaş İlçesi içinde bulunan höyük 1250 m rakımdadır.

Karaburna Yazılı Kayası
Nevşehir’e bağlı Hacıbektaş İlçesi’nin 12 km kadar güneybatısında yer alan Karaburna Beldesi yakınlarında bulunmaktadır. Yazıt, beldenin kuzeybatısında ‘kale’ adı verilen tepenin doğuya bakan kayalık bölümü üzerindedir.

Kozaklı
Kozaklı Kaplıcaları
Kozaklı Nevşehir’in önemli kaplıca alanlarından biridir. Çeşitli hastalıklara iyi geldiği bilinen kaplıcalar bugün termal turizm açısından Kozaklı’nın önemli bir merkez olmasını sağlamıştır.

Ürgüp
Kapadokya’nın en turistik yerleşim merkezinin Ürgüp olduğunu söylersek herhalde fazla abartmış olmayız. Buradaki kentsel yapılaşma ilk bakışta Kapadokya’nın kendine özgü tarihi ve coğrafi dokusunu algılamamızı zorlaştırsa da, Ürgüp’te bütün Kapadokya’yı elinizin altında gibi hissedebilirsiniz. Ürgüp çevresinde antik dönemdeki ilk yerleşim Tomissos adıyla biliniyor. Bizans döneminde Osiana (Assiana) ve Hagios Prokopios, Selçuklular döneminde Başhisar, Osmanlı Devleti döneminde ise Burgut adıyla anılan bu ilçemize bugün Ürgüp diyoruz. 1924 mübadelesi öncesine kadar Ürgüp’te yoğun bir Rum nüfusun yaşadığı biliniyor. 
Nevşehir il merkezine 20 km uzaklıkta yer alan Ürgüp bugün daha çok alışveriş, konaklama, yeme-içme ve eğlence sektörlerinde adeta birbiriyle yarışan firmalarıyla öne çıkmış durumda.

Temenni Tepesi ve Türbeler
Ürgüp’ün tam ortasında 50 m’den fazla yüksekliği ile hemen dikkatimizi çeken kaya bloğu Temenni Tepesi adıyla bilinmektedir. Temenni Tepesi’nde bulunan iki önemli mezar Osmanlı döneminden kalmadır. Bunlar 13. yy’da Ürgüp’te öldürüldüğü bilinen Selçuklu sultanları, 4. Kılıçaslan ve 3. Alaaddin Keykubat adlarına sembolik olarak sonradan Osmanlı döneminde yaptırılmıştır.

Altıkapılı Türbe
Merkezde, Ürgüp Lisesi’nin bahçesinde yer alan, 13.yy’a ait bir Selçuklu yapısıdır.

Aziz Yuannis
Hıristiyanlık dünyasının bilinen azizlerinden değildir. Ürgüp’ün kendi kültürel birikiminin yarattığı yerel bir aziz olarak karşımıza çıkmaktadır.

Aziz Yuannis Kilisesi
Yuannis öldükten sonra Ürgüp’te bulunan Rum mezarlığına gömülmüştür. Daha sonra kabri başına küçük bir türbe yaptırılmıştır. Sonradan bu mezarlığın yıkılmasına ve türbenin bulunduğu yere büyük bir kilise inşa edilmesine karar verilmiştir. Aziz Yuannis Kilisesi adı verilen bu kilise, yoğun çabalar sonucu 1892’de açılmıştır. Bölgenin mimari açıdan en görkemli anıtı olan Aziz Yuannis Kilisesi, 1924 mübadelesi sonrasında Rumlar tarafından terk edilmiştir.

Ürgüp Müzesi
Ürgüp’te Belediye binasının karşı tarafında bulunmaktadır. 1971 yılında açılmış olan müzede Ürgüp çevresinde bulunan eserler sergilenmektedir. Tel: +90 (384)  215 39 72

Avla Dağı
Ürgüp İlçesi’nin 8 km güneydoğusundadır. Rakımı 1325 m. olan dağ, Karlık Köyü’nün 2 km kadar kuzeybatısında yer almaktadır Paleolitik Çağ’a tarihlenen yontma taş aletler bulunmuştur.

Mazı Yeraltı Şehri
Ürgüp’ün 18 km güneyinde yer alan Mazı Köyü’nde bulunmaktadır.

Mazı Köy Kaya Mezarları
Antik dönemdeki isminin Mataza olduğunu bildiğimiz köyün içinde bulunduğu vadide kaya duvarları üzerinde çok sayıda Roma dönemine ait mezar, düzlükte ise Bizans döneminden kalma mezarlar görülebilir.

Aziz Theodore Kilisesi
Ürgüp’ün güneydoğusundaki Yeşilöz Köyü’ndedir. 11-13. yy’larda yapılmış olan kilisenin freskleri iyi korunmuş durumdadır.

Kurtderesi Nekropolü
İlçenin güneydoğusunda Karlık Köyü yakınındadır. Burada Roma döneminden kalma, ‘Kurtderesi Nekropolü’ adıyla bilinen kaya mezarları görülebilir.

Cemil Köyü Kilisesi
1882 yılında yapılmış olan kilise köyün içindedir. Üç apsisi olan kilise, iki taraflı olarak dizilmiş üçer sütun üzerine oturtulmuş beşik tonozlu bir tavana sahiptir.

Keşlik Manastırı
Ürgüp-Mustafapaşa-Taşkınpaşa yolu üzerinde sağ taraftadır. Manastıra Cemil Köyü’nü 2 km kadar geçtikten sonra yol üzerinden küçük bir ayrımla ulaşılır. Arkhangelos Kilisesi, manastırın en dikkat çekici yapısıdır. Stefanos Kilisesi ise manastır kompleksi içinde ayrı bir kaya bloğunda yer almaktadır.

Taşkınpaşa Külliyesi
Ürgüp’e bağlı Taşkınpaşa Köyü’nde (Damsa) bulunan külliye, Karamanoğulları döneminde 14. yy’da yapılmıştır.

Sobesos Antik Kenti
Ürgüp’ün 20 km kadar güneyindeki Şahinefendi Köyü’ndedir. Antik kentte Nevşehir Müzesi arkeologlarından Halis Yenipınar, Murat E. Gülyaz ve Sultan Tutar tarafından 2002 yılında kurtarma kazısı şeklinde başlatılan çalışmalar halen devam etmektedir.

Kırkşehitler Kilisesi
Ürgüp’ün 20 km kadar güneyinde yer alan Şahinefendi Köyü’nde bulunmaktadırKırkşehitler Kilisesi’nin freskleri Selçuklu egemenliği sırasında yapılmıştır. Fresklerde Sivaslı (Sebasteia) 40 din şehidinin resimleri yer almaktadır.

Mustafapaşa
Daha önceden Sinasos adıyla bilinen Mustafapaşa, Kapadokya’nın tam ortasında Ürgüp’e bağlı ve buraya 6 km uzaklıkta bulunan bir beldemiz. Osmanlı Devleti döneminden beri Rumlar ve Türkler iç içe yaşamışlar burada. O dönemlerin Sinasos’unda Rum nüfus büyük bir ağırlığa sahipmiş. 1924 yılında yaşanan mübadele Sinasos’un kaderini baştan aşağıya değiştirmiş. Mübadele sonrası burada yaşayan Rum nüfus Yunanistan’a, Yunanistan’da yaşayan Türk nüfus ise buraya göç ettirilmiş. Binlerce insan evlerinden, anılarından koparılmış. Sonuç malum, hiç kimse gittiği yere tam uyum sağlayamamış ve özlem yaşam boyu ortak duygu haline gelmiş. 

Konstantin-Eleni Kilisesi
Cumhuriyet Meydanı’nda, Belediye binasının yanındadır. Osmanlı Devleti döneminde, 1729’da yapılmış, 1829’da Sultan Ahmet ve 1850’de Sultan Abdülmecit dönemlerinde onarım görmüştür.

Mehmet Şakirpaşa Medresesi
Kervansaray adı ile de bilinen bu yapı Sinasos Meydanı’ndadır. Uzun yıllar halı satış mağazası olarak kullanılan bina şu anda Kapadokya Meslek Yüksek Okulu’nun (KMYO) kullanımındadır.
 
Maraşoğlu Köprüsü
Cumhuriyet Meydanı’ndan Zafer Caddesi’ne girildiğinde biraz ileride üç gözlü Maraşoğlu Köprüsü ile karşılaşılır.

Seyit Mustafa Paşa Çeşmesi
1805’de yapılmış olan çeşmeye adını, 1960’lı yıllardan önce köye su getiren Mustafa Paşa vermiştir.

Eski Belediye Binası
Belediye binası bugün Cumhuriyet Meydanı’nda ada şeklinde ortada bulunan yapıdır.

Aşağı Cami: Cami Kebir adıyla da bilinmektedir. 1601 yılında yapılmış olan cami, Mehmet Şakirpaşa Medresesi’nin tam karşısındadır.

KMYO (Eski Sinasos Otel)
Rumlar döneminde Sinasos’un zenginlerinden biri olan Haralambos Sultanidis’in konak olarak yaptırdığı binadır. Konak şu anda Kapadokya Meslek Yüksekokulu (KMYO) binası olarak kullanılmaktadır.

Aziz Nikolas Manastırı
Aya Nikola Manastırı adıyla da bilinen bu yapı, Mustafapaşa’nın güneyinde, 10 dakika yürüme mesafesindedir.

Aziz Vasilyos Kilisesi
Aya Vassilios, Ayios Vasilios adları ile de bilinen bu kilise, Mustafapaşa’nın yürüyerek 20 dakika kadar kuzeyinde yer almaktadır. Otel Natura’nın önünden Sümer Caddesi takip edilerek ulaşılabilir.

Sinasos Rum Evleri
Sinasos’daki Rum evlerinin hepsi avluludur. Avlu, çoğu zaman dış avlu biçiminde olmakla birlikte iç avlulu olanları da vardır. Giriş bölümünde genellikle ahır bulunan avlunun altında çoğunlukla kayaya oyulmuş, ‘şırahane’ denen bölüm vardır. Burası şarap ve içki imalatının yapıldığı bölümdür. Şırahane bir merdivenle avluya açılır. Evler genel olarak iki katlıdır. Evin önemli odaları üst katta bulunurken, mutfak ve kiler zemin katta yer almaktadır.

Gibos Vadisi (Saklı Vadi)
Vadiye indiğinizde sol tarafta Aziz Grigorios Kilisesi bulunmaktadır. Dört büyük sütunun taşıdığı kemerler üzerine inşa edilmiş olan kilisenin bazı bölümleri kaya içine oyulmuş, bazı bölümleri ise kesme taşlardan yapılmıştır. Kiliseden sonra vadinin en ilginç bölümlerinden biri başlar. Burası ‘Saklı Vadi’ ya da ‘Balta’nın Yeri’ adıyla bilinir ve özel bir şahsa aittir.

Gomeda Vadisi (Bey Deresi Vadisi)
İçinden Bey Deresi aktığı için Bey Deresi Vadisi adıyla da bilinen Gomeda Vadisi’ne Mustafapaşa’nın içinden Cumhuriyet Meydanı’ndan girilebilir. Gomeda Vadisi 1.5 km uzunluğunda güzel bir yürüyüş parkurudur.

Kapadokya Bebek Müzesi & Konukevi
Yukarı Mahalle Gazi Sokak’da bulunan bebek müzesi, folklorik bebek sanatçısı Sibel Radiye Gül tarafından 2006’da açıldı Tel: +90 (384) 353 52 21   

Ortahisar
Ürgüp ilçe merkezine bağlı bir belde olan Ortahisar, Ürgüp’e 6 km, Nevşehir’e ise 15 km uzaklıkta bulunuyor. Son yıllarda Kapadokya turizminden de hak ettiği payı almaya başlayan Ortahisar, ünlü kaleleri, kiliseleri, manastırları, şapelleri, güvercinlikleri, eski camileri, evleri ve doğa harikası vadileri ile gerçekten keşfedilmeye değer.

Ortahisar Kalesi
Selçuklular döneminde Nevşehir’i koruyan üç önemli kaleden (Başhisar-Ortahisar-Uçhisar) ortadakine ‘Ortahisar’ adını vermişler. Ortahisar Kalesi’nin Bizans döneminde Arap akınlarından korunmak amacıyla yapıldığı, sonraki yıllarda ise Selçuklular tarafından Moğol akınlarına karşı kullanıldığı biliniyor.

İshak Kalesi
Osmanlı Devleti padişahlarından II. Beyazıt ve II. Mehmet’in (Fatih) sadrazamlarından olan İshak Paşa, Karamanoğulları’nın hakimiyetine (1402-1436) son verirken bölgedeki kalelerin hepsini ele geçirmişti. Ortahisar Kalesi de bunlardan biridir. İshak Paşa’nın bugün adıyla anılan kalenin etrafında ordugah kurduğu bilinmektedir. Daha sonraki yıllarda bu kaleye İshak Kalesi denmeye başlanmıştır.

Cambazlı Kilise
Ortahisar Kalesi’nin yanındaki sokaktan aşağı doğru inildiğinde ulaşılan Ali Reis Mahallesi’nde, Balkanderesi mevkiinde, kayalık bir sırt üzerindedir. İki sütunlu ve üç apsisli olarak yapılmıştır.

Balkanderesi Kiliseleri
Cambazlı Kilise ile aynı vadi içinde, biraz ileridedir. Balkanderesi Kiliseleri bir manastır kompleksi olarak karşımıza çıkmaktadır.

Hastane Manastırı
Beldenin 1 km kadar kuzeydoğusunda, geniş bir kayalık alana yayılmış olan yapılar bir manastır kompleksidir.

Tavşanlı Kilise
Beldenin 3 km kadar güneyindedir. İbrahimpaşa Köyü üzerinden de ulaşılabilir. Rehbersiz bulunması kolay değildir.

Pancarlık Kilisesi
Beldenin 4 km kadar güneydoğusundadır. Aziz Theodore Kilisesi adıyla da bilinen bu kilise, sık rastlanmayan biçimde düz tavanlı olarak inşa edilmiştir.

Sarıca Kilise
Kiliseye ulaşmak için en uygun yaklaşım Ürgüp-Mustafapaşa yolu üzerinden ‘Pancarlık Vadisi’ tabelasının olduğu yerden sağa girmektir. Yol takip edildiğinde kilise yaklaşık 500 m kadar ilerde sol taraftadır.

Kepez Kiliseleri: Sarıca kiliseden baktığımızda aşağıda görünen kaya konileri içine oyulmuş kiliselerdir.

Balkanderesi Vadisi
Vadi, kabaca İbrahimpaşa Köyü ile Ortahisar Beldesi arasında yaklaşık 6 km boyunca uzanıyor.

İshak Kalesi-Pancarlık Rotası
Balkan Deresi Vadisi’nde İshak Kalesi’nden başlanarak Ürgüp yönüne doğru devam edilirse Pancarlık Kilisesi’ne kadar güzel bir yürüyüş rotası bulunmaktadır.

Kızılçukur Vadisi
Vadiye ulaşabilmek için, Ürgüp-Nevşehir yolu üzerindeki Ortahisar kavşağından belde tarafına değil, tam karşı yöne (sağa) devam eden 2 km’lik yola girmeniz gerekmektedir. Bu yol sizi Kızılçukur Vadisi manzara terasına götürecektir. Kızılçukur Vadisi içinde Üzümlü ve Direkli kiliseler görülebilir. Kızılçukur Vadisi, Meskendir Vadisi’ni dik kesen vadilerden ilkine verilen isimdir.

Üzümlü Kilise
Kızılçukur Vadisi’nin girişinde, yoldan yaklaşık 1 km içeridedir. Patikaları takiben ulaşılabilir. Kilisenin ithaf yazısında Aziz Nichitas’ın adı geçtiğinden Aziz Nichitas Kilisesi adıyla da bilinir.

Direkli Kilise (Kolonlu Kilise)
Kızılçukur Vadisi içinde, Üzümlü Kilise’nin biraz ilerisindedir. Dışarıdan fark edilmesi pek kolay değildir. Kilisenin girişinde güvercinliğe ait çeşitli çizimler bulunmaktadır.

Ortahisar Kültür Müzesi
Ortahisar’da, Ankaralı iki genç girişimci tarafından olağanüstü bir çabayla meydana getirilen ve bölge halkının yaşayışına ilişkin belli başlı konuların canlandırıldığı Ortahisar Kültür Müzesi’ni mutlaka gezmenizi öneririz. Tel: +90 (384) 343 33 44

Not: Bu yazı “Kapadokya Yaşam ve Gezi Rehberi - 2010” kitabından özetlenerek yayınlanmıştır. Kitabın telif hakları ile korunmaktadır. Hiçbir şekilde kopyalanamaz. www.cappadociaexplorer.com

 

 

 

Nevşehir Hava Durumu
Seçimi Hatırla
İl Seç
İstatistik
Toplam : 24866696 ziyaretçi
Bugün : 1885 ziyaretçi
Dün : 15988 ziyaretçi
S. Yükleme Süresi : 0.25 sn

evlilik sitesi toplu mail stand hostesi Stromverteiler hazır site


Copyright 2009 - Tüm hakları saklıdır. Sitemizdeki tüm fotoğraf, yazı, doküman ve düşünce ürünleri 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında korunmaktadır. Kaynak gösterilerek dahi kopyalanamaz. Aksine davrananlar hakkında avukatımız aracılığı ile hukuki takibat yapılacaktır.
 

cappadocia@cappadociaexplorer.com | web tasarım