English
Men
Kapadokya Rehberi
Peribacası Dergisi
Peribacası Kapadokya Yayınları
Kapadokya Firmaları
Kapadokya Fotoğrafları
Kapadokya Fotoğrafçıları
Kapadokya Haritaları
Kapadokya Karikatürleri
Kapadokya ve Sanat
Kapadokya Yazıları
Kapadokya Yayın Arşivi
Kapadokya Efemera Arşivi
Kapadokya Video-Film Arşivi
Sosyal Medya Adreslerimiz
Sivil Toplum Kuruluşları
Önemli Telefonlar ve Linkler
Site Güncellemeleri
Firma Arama
Şehir
İlçe-Belde
Hizmet Alanı
Firma
Anket

Sanat ve müzik festivalleri Kapadokya'ya olan ilginin artmasını sağlıyor mu?
       
Evet.
Hayır.
Mail List
Yeni Kayıt
Şifremi Unuttum

Arinna Lodge’un sahibi Koray Edemen: “Açık bir şekilde söylüyorum; bir yanlış yapılmışsa ortaya çıkarılsın.”

Arinna Lodge’un sahibi Koray Edemen: “Açık bir şekilde söylüyorum; bir yanlış yapılmışsa ortaya çıkarılsın.”

Röportaj: Ayça Olcaytu İşçen

 

Kapadokya’nın doğal, tarihi ve kültürel dokusunun korunması konusu son bir aydır bölgenin gündeminde önemli bir yer tutuyor. Uçhisar’da yapılmakta olan “Arinna Sustainable Luxury Lodge” ile CCR Hotels’in inşaatlarına karşı sosyal medyada başlayan tepki büyüyerek yaklaşık 200 kişinin katıldığı bir protesto gösterisine dönüştü. Nevşehir Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu binası önünde ve inşaatların yapıldığı alanda 16 Kasım 2012 günü yapılan protesto gösterisi Kapadokya tarihinde bir ilkti.

Kapadokyalı sivil toplum kuruluşlarının biraraya gelerek ‘Kapadokya Koruma Grubu’ adıyla yürüttüğü bu mücadelede ikinci adım change.org sitesinde bir imza kampanyası açılması oldu. Kampanyaya destek verenlerin sayısı bir ay bir ay içinde 10 bine yaklaştı. Yazılı ve görsel basın tarafından da takip edilen konu kimi gazetelerin manşetlerine, ana haber bültenlerine kadar taşındı.

Kapadokya Koruma Grubu’nun Nevşehir Valiliği’ne verdiği dilekçeler sonrasında önce Arinna Lodge inşaatı, ardından CCR Hotels’in inşaatları durduruldu. Kültür ve Turizm Bakanlığı Anıtlar ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nden gelen bir ekip Arinna Lodge’un inşaatında incelemelerde bulundu. Ekibin hazırlayacağı raporu sadece Kapadokyalılar değil, konuyu izleyen herkes merakla bekliyor.

Kapadokya Koruma Grubu, bununla yetinmeyerek 04 Aralık 2012 günü Kültür ve Turizm Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı’na da bir dilekçe gönderdiler.  Grup, verdiği dilekçede, Arinna Lodge ile CCR Hotels inşaat projelerinin, Nevşehir Kültür ve Tabiat Varlıklarını Koruma Kurulu Bölge Müdürlüğü’nce hukuk dışı bir biçimde onaylanıp-onaylanmadığı, dolayısıyla bu projelere dayanılarak yürütülen inşaatların yasal olup-olmadığı konusunda, teftiş kurulundan görevlendirilecek müfettişlerin bölgeye gelerek araştırma yapması talebinde bulundu.

Bu arada, Arinna Lodge inşaatının sahibi Koray Edemen önce bir mektupla, ardından bir basın bülteniyle projesine karşı çıkanlara yazılı olarak cevap verdi. Projesine sahip çıkan Edemen, gördüğü tepkiye bir anlam veremediğini ifade ederek tamamen kentsel sit alanında yapmaya başladıkları “üst standarttaki butik otel tesisine” karşı çıkışın “mimari ve çevresel olmaktan çok daha başka dinamiklerden” kaynaklandığını savundu.

Bu konu, bölge gündeminin en sıcak konuları arasında yer almaya devam ederken Türkiye’ye gelen Koray Edemen ile 10 Aralık 2012 sabahı Ankara’da buluşup bir röportaj yaptık. Öğrenmek istediklerimizi açık ve net bir şekilde sorduk, Koray Edemen de yanıtladı. İşte, ‘yorumsuz’ olarak sunmayı bir gereklilik olarak gördüğümüz röportajımız...

 

Cappadocia Explorer: Koray Bey, Kapadokya’da bir otel yapma fikri nasıl doğdu?

Koray Edemen: Yirmi yılı aşkın bir süredir turizm işiyle ilgileniyorum. Kapadokya’ya da ilk kez 1987 yılında bir grup getirmiştim. O zaman bölgede butik tarz otel yoktu; dönemin en iyi tesisi olan TURBAN Otel’de kalmıştık. Sonrasında da acentam aracılığıyla Kapadokya’ya gruplar getirmeye devam ettim. Derken, kayadan oyma, butik tarz oteller bölgenin yeni yükselen değeri olmaya başlayınca bölgeye getirdiğimiz üst düzey misafirlerimizi ağırlayabileceğimiz bir butik otel yapmaya karar verdik. Bu arada kendime Uçhisar’da bir de arsa satın almıştım. O arsayı bu şekilde değerlendirmeye karar verdik ve çalışmalara başladık. Bölgede hakikaten çok güzel oteller var; biz de yapacağımız otelle bu işi bir adım daha ileriye götürmek, mimarisi, dekorasyonu, hizmet anlayışıyla Türkiye’de örnek olarak gösterilecek bir konsept otel yapmak istedik.

Cappadocia E.: Peki, mimarınızı, ekibinizi nasıl seçtiniz?

Koray E.: Bu seçimi yaparken birçok şeye dikkat ettik. Öncelikle mimarımızı, yani Atilla Yücel’i nasıl bulduğumuzu anlatayım. Pek çok mimarla görüştük. Hepsi de bize değişik konseptler sundular. Kimisi bize 15 odalı bir proje hazırladı, kimisi de sadece 3 odalı bir tesis önerdi. Bunları kendi içimizde değerlendirdik ve bizim dünyamızdan bakabilen, modern bir proje sunduğunu düşündüğümüz Atilla Bey’i seçtik. Açıkçası, bölgenin mimarlarıyla çalışmak istedik, ancak istediğimiz seviyeden bakabilen bir yerel mimar bulamadık. Bir-iki hanım mimar vardı fakat işlerinin yoğun olduğunu, yapamayacaklarını söylediler. Bu hanımlardan biriyle TUS (mimari teknik uygulama sorumlusu) hizmetleri için anlaştık. Böylece TUS sorumlumuz bölgeden bir mimar oldu. Atilla Yücel’in firması İstanbul’da ve konusunda çok başarılı, işini iyi yapan bir firma. Peyzaj mimarımız keza çevre konusunda en iyilerden biri. Saymadığım diğer üyeleri de dahil, ekibi büyük bir titizlikle oluşturduk. Atilla Bey, proje üzerinde konuşurken bana şunu söylemişti: “Bu, çok özel, bölgeyi belli bir seviyeye getirecek özellikte bir proje. Bu nedenle işe başladıktan sonra tek bir değişikliği bile kabul etmeyiz. Tek şartımız bu.” Ben de kendisine gözü kapalı evet dedim. Birlikte çalışmaya başladığımızdan bu yana da bu şekilde devam ediyor.

Cappadocia E.: Hepimizin merak ettiği konulardan biri de şu; Uçhisar gibi koruma amaçlı imar planı onaylanmamış, alanının tamamı doğal ya da kentsel sit olan bir beldede, sizin projeniz nasıl oldu da onay alabildi?

Koray E.: Şimdi soru şuraya geliyor o zaman; kurulun bize farklı davranıp davranmadığını mı soruyorsunuz?

Cappadocia E.: Evet, açıkçası nedir bunun sırrı diye soruyorum.

Koray E.: Kuruldan hiç kimseyi tanımıyorum; ama kurulun bölge için daha sofistike ve bilimsel olan, bütünsel projeleri değerlendirdiğini biliyorum. Bana söylenen bu açıkçası. Kurul görevlilerinden herhangi biriyle biraraya gelmişliğim de yok. İnşaatın başladığından bu yana kurula bir kez gittim. İzinlerin nasıl alındığını teknik olarak bilmiyorum. Ben bir yatırımcıyım, işi bunu yapacak bir firmaya veriyorum. Kurulda da işini profesyonel olarak yaptığı düşünülen uzmanlar var. Bir kısmı akademisyen, içlerinde mimar, arkeolog, şehir plancısı, haritacı olan bir yapı ve herkese karşı aynı mesafedeler.

Cappadocia E.: Tam tersine, bu tepkinin önemli nedenlerinden biri kurulun herkese aynı mesafede olmadığı düşüncesi.

Koray E.: Ben öyle düşünmüyorum. Bizim projemizde de onaylamadıkları, “hayır, yapamazsınız” dedikleri şeyler oldu. Karşı çıkılması gereken şeyler varsa çıktılar. Mesela, çatıyı ahşap değil de beton yapabilir miyiz diye sorduk, hayır dediler. Ayrıca, biz projemizin çıkması için bir sene bekledik. Üstelik bu son aşamaydı. Son aşamaya gelene kadar herkes ne olacağını biliyor. Belli kurallara atıfta bulunarak nelerin yapılıp yapılamayacağını size telaffuz ediyorlar. Bana söylendiği kadarıyla da, bazı projeler o parametrelere uymadığı için onay alamıyor. Doğal olarak herkesin mutlu olması mümkün değil. Mesela beni “sizin otelin camı büyük” şeklinde eleştiriyorlar. Ben bilemem ki küçüktü, büyüktü, çatısıydı, şuydu, buydu... Bölgedeki yapıların fotoğraflarına baktığımda bizim binamızdan daha çirkin binalar olduğunu görüyorum. Otelimiz bittiğinde kesinlikle diğer binalardan daha çirkin olmayacak. Bir yatırımcı olarak başından beri şuna inanıyorum: Birincisi, Kapadokya’ya yeni ve güzel bir tesis kazandıracağımızı düşünüyorum. İkincisi, neden böyle bir reaksiyon geldiğini anlamıyorum, şaşkınım açıkçası. Çünkü iyi bir şey yaptığımı düşünüyorum. Üçüncüsü, çok titiz davranıyorum. Dördüncüsü, uzun vadede para kazanabileceğim, büyük bir yatırım yapıyorum. Beşincisi, Türkiye’de örnek olarak gösterilecek bir otel yapmak istiyorum. Amerika’da yaşıyorum, Fransa’da da kaldım; oralardaki lüks butik otelleri biliyorum ve Uçhisar’da yaptığım otelin onlardan aşağı kalır bir yanı olmayacak. Büyük bir otel değil, sadece 11 odası olacak ve 12. oda mümkün olsa bile yapmayacağım.

 

Arsanın 1. Derece Doğal Sit Alanı’na giren bölümünde yüzme havuzu olacak mı?

Cappadocia E.: Biliyorsunuz, Kapadokyalı STK’lardan ve turizmcilerden oluşan Kapadokya Koruma Grubu, Arinna Lodge ve CCR’ın inşaatlarının incelenmesi için Kültür ve Turizm Bakanlığı Teftiş Kurulu Başkanlığı’na bir dilekçe verdi. Dilekçede incelenmesi talep edilen konulardan biri de inşaat alanınızın bir bölümünün 1. Derece Doğal Sit Alanı içinde kalmasıyla ilgili. Gönderdiğiniz basın bülteninin ekindeki proje çiziminde burası yeşil alan olarak gözüküyor. Oysa, Arinna Lodge’un ve Atilla Yücel’in ortağı olduğu Mars Architects’in web sitelerinde hem projede hem de 3D canlandırmalara bakıldığında bu bölüme bir yüzme havuzu yapılacağı anlaşılıyor.

Koray E.: Bizim şu an inşaat yaptığımız alan kentsel sit alanında kalıyor. Sizin reaksiyon gösterdiğiniz binalar da kentsel sit alanında yapılmakta olan binalar, havuz meselesi değil.

Cappadocia E.: Peki siz bu planda ve 3D canlandırmalarda gösterilen yüzme havuzunun doğal sit alanında inşa edilmeyeceğini söyleyebilir misiniz?

Koray E.: Şu anda böyle bir şey diyemem. Çünkü projeyi bir bütün olarak düşünmek zorundayız. Ayrıca, doğal sit alanı başka bir kurumun görev sahası biliyorsunuz. Bir şey yapılacaksa onların izin verdiği ölçüde yapılacaktır elbette. Dediğim gibi, bu aşamada kentsel sit alanındaki binalarımız sizler için sorun olarak görülüyor. İnsanlar inşaat aşamasındaki, doğal taşlarla kaplanmamış hali ile bu binalara bakıp “uygun değildir” diyorlar. Bunu yanlış buluyorum.

Cappadocia E.:  Fakat başka bir sorun daha var. Mekanlarınızın bir bölümü kaya oyularak oluşturulmuş. Biliyorsunuz kanunen bunu yapmak yasak.

Koray E.: Hayır, hayır, bir yanlış anlama var. Kayanın daha iyi göründüğü fotoğraflara baktığınızda oyulmuş dediğiniz yerlerin kentsel sit alanının içinde kaldığını göreceksiniz. İzinler alınırken her şey milimetrik ölçülüyor, tanımlanıyor. On santimetrelik bir delik açma imkanımız bile yok. Ayrıca, kaya mekanlar vardı zaten.  Yeni kaya odalar açılmış diye bir şey yok. Bir daha Kapadokya’ya gittiğinizde gezip yakından inceleyin bence.

Cappadocia E.: Ama hiltilerle kayanın oyulduğunu gösteren fotoğraflar var.

Koray E.: Siz diyorsunuz ki bunu yapan insanlar hata yapmışlar, kayayı tahrip ettiler. Ben bir yatırımcıyım, teknik konulardan doğal olarak çok anlamıyorum. Yapılıp edileni de çok iyi bilmiyorum. Bunu ekibim daha iyi açıklayacaktır. Ayrıca, bugüne kadar yanlış bir şey yapıldığına dair bir hissiyatım da olmadı. Çünkü elimde iki tane resmi rapor var; bakmışlar ve “bir yanlışlık var” dememişler. Şimdi bakanlığın yapacağı kontrolde bir yanlışlık çıkarsa o zaman sorgularım. İnşaatı yapan firmaya nedir, yanlışlık nerede yapıldı diye sorarım. Açık bir şekilde söylüyorum; bir yanlış yapılmışsa ortaya çıkarılsın. Bakanlıkla iş yapan biri olarak itibarımın zedelenmesini hiç istemem.  

Cappadocia E.:  Peki hiç sorgulamak, yapılanlara bakmak, gözden geçirmek ihtiyacı hissetmediniz mi?

Koray E.: Bakın ben bir yatırımcıyım, bu işi titiz bir seçimle oluşturulmuş iyi bir ekibe teslim ettim ve doğal olarak işlerini iyi yaptıklarını düşünüyorum. Ayrıca TUS ekibinden tutun, belediyeye, kurula kadar uzanan bir sürü denetim mekanizması da var. Bu mekanizma içinde herkesin görevi tanımlanmış ve insanlar buna göre çalışıyor.

 

“Eğer bu çalışma bütün bölgeyi kapsayacak şekilde yapılacaksa biz de arkanızdayız; maddi ve manevi olarak destekleriz.”

Cappadocia E.: Bu dilekçenin altına imza atan sekiz kuruluş ilk kez, kendilerini ayıran özellikleri bir kenara bırakarak birlikte hareket ediyorlar. Eğer ortada ciddi bir sıkıntı olmasa biraraya gelmezlerdi. Mutlaka Atilla Bey ile bu konuları görüşmüşsünüzdür. Nasıl açıklıyor bu durumu? Projesinin tamamen arkasında duruyor mu? Ya da Koruma Kurulu Müdürü Mevlüt Bey neler söylüyor?

Koray E.: Evet, Atilla Bey arkasında tabii ki. Şimdi ben bu sekiz kuruluşta bir hata görüyorum. Eğer ki Kapadokya’daki çirkin yapılaşmaların sembolü olarak sadece bu iki firmanın inşaatları gösterilirse yanlış olur. Yanımda bir sürü fotoğraf getirdim, içlerinde bitmiş tesisler de var. Bunların bir kısmının izinleri olmadığını, eksikleri olduğunu da biliyoruz. Madem ki kötü örnekler var, biz de yapabiliriz anlamında söylemiyorum bunu. Ama bu reaksiyonun sadece CCR ve  Arinna olarak kalmaması lazım. Eğer bu çalışma bütün bölgeyi kapsayacak şekilde yapılacaksa biz de arkanızdayız; maddi ve manevi olarak destekleriz. Benim iki şapkam var; hem yatırımcı, hem turizmciyim. Bölgeye uzun yıllardır turist getiriyorum. Kimi tesislerin yanlış olduğunu, içinde yeterince güvenlik önlemleri olmadığını biliyorum. Bazı kaya otellerin odalarında yangın güvenlik sistemi yok. Oysa içlerinde şömine yanıyor, önlem almak gerekir. Üstelik deluxe otel diye geçiyorlar. Evet, sizler güzel bir şey yaptınız ve Kapadokya’daki yapılaşmaya karşı dikkat çektiniz. Ama kurulun sadece bu iki inşaat konusunda verdiği karar doğrultusunda yanlış yapıldığını düşünüyorsanız bence sınırlı düşünüyorsunuz. Bu düşüncenin daha geniş olması gerekir.

Cappadocia E.:  Dilekçede Atilla Yücel’in bölgedeki tüm projelerinin incelenmesi talep ediliyor.

Koray E.: Niye sadece Atilla Yücel? Bölgede çalışan çok mimar var.

Cappadocia E.:  Bu kuruluşların bölgenin korunmasıyla ilgili daha önceden yaptıkları çalışmalar var. Arkasından başka çalışmalar da gelecektir kuşkusuz. Şu an henüz yapılmakta olan ve olumsuzlukları bulunan bu inşaatlarla ilgili mücadele vermek neden yanlış olsun? 

Koray E.: Diyorsunuz ki sizin yaptığınız proje yanlış, biz de durdurmak için elimizden geleni yapacağız. Yanlış mı anlıyorum?

Cappadocia E.: Teftiş Kurulu’nun titizlikle inceleyip karar vermesini istiyoruz. Bunun arkasından büyük ihtimalle mahkeme süreci de gelecektir.

Koray E.: Peki Teftiş Kurulu yanlış olmadığına karar verdi diyelim; bize “yanlış yapıyorsunuz” demeye devam edecek misiniz? Karşımızda bir kamuoyu oluşturmayı sürdürecek misiniz?

Cappadocia E.:  Elbette son kararı mahkeme verecektir. Mahkemenin vereceği karara hepimiz uymak durumundayız.

Koray E.: Peki, bir de benim yerime koyun kendinizi; bir yatırımcı olarak buraya ciddi para ve zaman harcamışım. Bu harcadığım paralarla onlarca kişi çok rahatlıkla emekli olabilirdi. Sonuçta yapacağım da 11 odalı bir yer, ne kazandıracak onu da bilmiyorum. Bakanlık onay vermiş, kurul onay vermiş, belediye izin vermiş, vergilerimi ödemişim, siz de gelip diyorsunuz ki “kardeşim siz yanlış yapıyorsunuz, size onay veren kurumlar da hata yapmış, size çalışanlar hata yapmış.” Ama tek mağdur benim. Bu sizce doğru mu?

Cappadocia E.:   O zaman siz de bu durumda haklı olduğunuzu düşünüyorsanız hukuk yoluyla hakkınızı arayacaksınız.

Koray E.: İncelensin, bir yanlış varsa söylensin o zaman. Ekibim diyor ki, birincisi her şeyi kuralına göre yapıyoruz. İkincisi bütün izinlerimiz var. Üçüncüsü bir şeyi yıktığımız yok. Neden bu reaksiyon? Nedenini de şöyle açıklıyorlar bana; birincisi etraftaki benzer tesisler alamadıkları izinlerin acısını çıkarmaya çalışıyorlar. İkincisi bazı mimarlar Atilla Yücel kadar başarılı değil, yeterince iş alamıyorlar. Üçüncüsü sizinle turizm alanında çalışmak isteyip de çalışamayan insanların öfkesi var.

Cappadocia E.: Sizce biraz dar bir bakış açısı değil mi?

Koray E. : Sizce hiç mi haklılık payı yok bu söylediklerimin?

Cappadocia E.:  Olsa bile, bu hareketin temelinde söyledikleriniz yatmıyor. Belki sizin saydığınız gibi düşünen insanlar bu hareket başladıktan sonra gelip bu amaçla katılmış olabilirler ama temelinde bu yatmıyor. Bu hareket başlamadan önce inşaatınıza ait fotoğraflarla birlikte Çavuşin’deki bazı inşaatların fotoğraflarını da Facebook’taki grubumuzda paylaşmıştık. O inşaatlar da en az sizinki kadar içimizi acıtıyor. Ancak, insanların ilgisi Arinna Lodge üzerinde yoğunlaştı, çok çarpıcıydı çünkü. Doğrudan sizi hedef göstermedik; bölge genelinde yaşanan ciddi bir soruna dikkat çekmek istedik.

Koray E.: Evet, farkındayım bunun. Başka basın kuruluşlarında gördüm mesela, başka otelin inşaatından alınmış görüntüleri de sanki bizimmiş gibi yansıttılar.

Cappadocia E.:  Bu aşamada sizin planınız nedir, ne yapmayı düşünüyorsunuz?

Koray E. : İyi bir şey yaptığımı düşünürken böyle bir reaksiyon gelmesi beni üzdü açıkçası. Kapadokya halkına kızmadım ama biraz kırıldım; gerçi bu o kadar da  önemli değil. Bir yatırımcı ve turizmci olarak başka yerlere de yatırım yapabilirim; İstanbul’da ve Sicilya’da benzeri projeler var zaten. Şunu anlamakta zorlanıyorum; Türkiye’de izinleri alınmış, doğru yapılan ve yürütülen bir yatırım sonradan durdurulabiliyorsa, burada bir proje yaparken iki defa düşünmem gerekir. Yurtdışında başka yatırımcılarla biraraya geldiğim zaman eskisi kadar heyecanla “gidin Kapadokya’ya, Türkiye’ye yatırım yapın” deme isteğim kalmaz. Yanlış bir şey yaptığımı düşünmüyorum ama hizmet aldığım insanlardan, firmalardan yanlış yaptığı ortaya çıkan olursa onun cezasını sizden önce ben veririm. Hatalı, yanlış bir şey yapıldıysa yürütme sırasında, bunların düzeltilmesi için ben arkanızdayım. Bence bu projenin kontrolleri yapılsın, eksik bir şey varsa ortaya çıkarılsın ama yoksa da bize karşı olan bu tepkinin taraflı olduğunu düşünürüm. Bu kadar çirkin yapılaşma varken, bu kadar özenli ve titiz davrandığımız projemize sırf Atilla Yücel yapıyor diye karşı durulması bana doğru gelmiyor.

Cappadocia E.:  Öyle bir şey yok Koray Bey. Yanlış algılıyorsunuz. Bu projenin mimarı Atilla Yücel olduğu için onun diğer projelerinin de incelenmesi talep ediliyor. Ürgüp’te bir inşaat daha durduruldu, bilginiz var mı? Onun da mimarı Atilla Yücel. Arinna Lodge ve CCR Hotels inşaatları durdurulduktan hemen sonra Ürgüp Belediyesi durdurdu bu inşaatı. Neden sizce? Burada bir sıkıntı olmasa durdurur muydu?

Koray E. : Bir kere Atilla Bey’in bir hatası yok bunda. Bildiğim kadarıyla kaya temizleme izni varken, o temizlemeyi yapan kişiler, mal sahibinden habersiz doğru olmayan başka şeyler de yapmışlar. Kabul edilemez tabii bu. Tamam, mimar çiziyor ama TUS, uygulayıcısı, inşaatçısı farklı insanlar. Bunu ayırmak gerekiyor. Bir hata varsa bu çizende değil, inşaatı yapanlardadır; bunu anlayalım lütfen.

 

“Amacım Kapadokya’da iyi şeyler yapmak.”

Cappadocia E.: Bir tane Kapadokya var ve onu korumak zorundayız. Bu mücadele sayesinde, bundan sonraki yatırımcıların bunu bilerek bölgeye özenli yaklaşmasını ve halihazırda çalışanların işletmelerini gözden geçirerek varsa eksiklerini tamamlamalarını sağlarsak bölgeyi koruma konusunda önemli bir adım atmış oluruz.

Koray E. : Başlattığınız toplumsal hareketin Kapadokya için yararlı olduğuna inanıyorum. Benim amacım da bu zaten. Kapadokya’da iyi şeyler yapmak. Kapadokyalıları üzecek bir şey yapmak istemem. Lakin tartışmaların geldiği bu seviyenin bölgeye, bölge çalışanlarına, bürokratlara, kurula ve mevcut tesislere zarar verdiğini düşünüyorum.

Cappadocia E.: Son olarak Anıtlar ve Müzeler Genel Müdürlüğü’nden gelen ekibin raporunu gönderip göndermediğini sormak istiyorum. Sonuç belli mi?

Koray E.: Yok, rapor henüz gelmedi, bekliyoruz.

Cappadocia E.: Bize vakit ayırıp sorularımızı cevapladığınız için teşekkür ederiz Koray Bey.

Koray E.: Ben de teşekkür ederim. İyi niyetli bir adım atmıştık. İyi şeyler yapmayı hedeflemiştik. Vaktiniz olursa gelin, yaptıklarımızı daha yakından inceleyin.

 

 

 

 

 

 

Okunma Sayısı Okunma Sayısı: 40302 Eklenme Tarihi Tarih: 2012-12-15

Koray Edemen
Koray Edemen


Nevşehir Hava Durumu
Seçimi Hatırla
İl Seç
İstatistik
Toplam : 52767373 ziyaretçi
Bugün : 18310 ziyaretçi
Dün : 29621 ziyaretçi
S. Yükleme Süresi : 2.28 sn

toplu mail


Copyright 2009 - Tüm hakları saklıdır. Sitemizdeki tüm fotoğraf, yazı, doküman ve düşünce ürünleri 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında korunmaktadır. Kaynak gösterilerek dahi kopyalanamaz. Aksine davrananlar hakkında avukatımız aracılığı ile hukuki takibat yapılacaktır.
 

cappadocia@cappadociaexplorer.com