İSAKİDİS’TEN BİR ŞİİR
Hakkında bir şey bilmiyoruz. “Değirmen Hatıraları” adlı bu şiiri Atina’dan yazmış ve 1961 yılında Ürgüp gazetesinde yayımlanmış. Şair, 1924 yılında Büyük Mübadele ile giden Ürgüplü Rumlardan olmalı. Sivritaş Değirmeni’ni anlatan aşağıdaki bu şiirinin, M. Akif Ersoy’un ‘manzum hikaye’ tarzında olması, Ürgüp edebiyatının iletişim kaynaklarını belirtmesi açısından kuşkusuz önemlidir.
DEĞİRMEN HATIRALARI
Kaç gündür bekliyor orada, değişti evini,
Ev oldu, zavallı kadına Sivritaş Değirmeni.
Su gelir sıra yok, sıra var su yok, dönmez taşı,
Acil-i meyûstur ahvali, çatıktır o kaşı.
Kendisi otuzbeş yaşında güzelce bir bayan,
Yolları dolaştı yük ile, kendisi yayan.
Taşıdı sırtında zorlukla bir çuval buğdayı,
Çağırdı yardıma, kolunu koruyan Hüdayı.
Nizamsız dönüyor ne çare Sivritaş Değirmeni,
Nakittir hem vakti, döndürür elinde kirmeni.
Bir yumak yününden ip örer, beklemez boşuna,
Sırası gelmedi, boş durmak gitmiyor hoşuna.
Değirmenci ne yapsın, acıyorsa bu kadına,
Öğünmez bu buğdaylar, akmazsa asla bu taşına.
Gün battı, yıldızlar parladı, yükselir semada,
Kapandı kapılar, poyraz da esiyor havada.
Değirmen dahili, karanlık, esiyor hava da,
‘Maşallah’ yazmışlar un ile yüksekte duvara.
Zahire dolu şu çuvallar üstüne diz ıktı,
Zahmetler dolusu hayattan usandı, pek bıktı.
Evdeki masumlar kaygısı kalbini çok yıktı,
Kim bilir her biri ne kadar susadı, acıktı.
Acı yaşlar gözlerde fırladı kırlara çıktı,
Kaldırdı ellerini semaya, imdada layıktı.
Yalvardı Allaha , merhamet eylesin kuluna,
Yurduna bol sular, Allahtan bentleri yoluna.
Başladı dönmeye değirmenin taşı takır takır,
Sırası gelenlerden aldı sırayı şu fakir.
O gündü ilk evvel bekleyen bir çuval zahiresi.
Güldü yüzü neşe ile bağladı sırtına,
Muin ol yarabbi, yola revan olan şu kadına.
Bu giden çuval un onlara bir aylık nafaka,
Tekerrür edecek zahmetler bir aydan evvel mutlaka.
İSAKİDİS