English
Menü
Kapadokya Rehberi
Peribacası Dergisi
Peribacası Kapadokya Yayınları
Kapadokya Firmaları
Kapadokya Fotoğrafları
Kapadokya Fotoğrafçıları
Kapadokya Haritaları
Kapadokya Karikatürleri
Kapadokya ve Sanat
Kapadokya Yazıları
Kapadokya Yayın Arşivi
Kapadokya Efemera Arşivi
Kapadokya Video-Film Arşivi
Sosyal Medya Adreslerimiz
Sivil Toplum Kuruluşları
Önemli Telefonlar ve Linkler
Site Güncellemeleri
Belge ve Fotoğraflarda Kapadokya
Firma Arama
Şehir
İlçe-Belde
Hizmet Alanı
Firma
Anket

Sanat ve müzik festivalleri Kapadokya'ya olan ilginin artmasını sağlıyor mu?
       
Evet.
Hayır.
Mail List
Yeni Kayıt
Şifremi Unuttum

“Dilenci olmaktan O’nun sayesinde kurtulduk. Mekanı cennet olsun”

“Dilenci olmaktan O’nun sayesinde kurtulduk. Mekanı cennet olsun”

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk, 10 Kasım 1938 günü aramızdan ayrıldı. Kurduğu Cumhuriyeti ve yoktan var ettiği Türkiye’yi emanet ettiği genç nesillerin bu emanetin değerini günümüzde ne kadar bildiği tartışılabilir.
Prof. Dr. Emrullah Güney, 10 Kasım 1938 günü Nevşehir’deki yaşamdan bir kesiti bizlerle paylaştı. Hocamızın yazısını aşağıda sizlere sunuyoruz. Bir halkın önderini yitirmesinin Nevşehir’in küçücük köylerinde, ozanından çobanına kadar nasıl yankı bulduğunu anlayabilmek ve asıl önemlisi, Mustafa Kemal Atatürk’ü anlayabilmek için….


Canavar

10 Kasım 1938. Perşembe. Saat 11.30...

Türk ulusunun Uluğ Başbuğu Müşir Halaskar Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün sonsuzluğa göç ettiğini, radyo daha yaygın olmadığından, karakollar köylüye duyurdu. Ata’nın hasta olduğu biliniyordu. Ama, umut işte. Belki,  iyileşir diye bekliyordu herkes. Köyden kente her yerde, o gün yaşam durdu. Derin bir acı elle tutulur, gözle görülür oldu. Güneş kara bulutların ardında yitip gitmişti. Gökler de sanki Türk ulusuyla ağlar gibiydi. Sulusepken kar yağıyordu. Ortalıkta sis, duman. Nevşehir’de esnaf dükkanını açıp da içeri girmek, iş yapmak istemedi. 

Kunduracı Ömer Ağa bir-iki mes dikti.  Dalgın, düşünceli…Tadı yoktu. Bıraktı. Evine gitti. Gözlerinde yaş. Aşevi sahibi İbrahim Ağa köylüleri beklediyse de kimse gelip bir tas çorba içmedi. Cumhuriyet İlkmektebi Başmuallimi Hamid  Bey, o acılı günde tüm muallimleri önce odasında topladı, Halaskar Gazi Paşamızın sonsuzluğa yürüdüğünü anlattı, sonra evlerine gönderdi; ders yapılamıyordu çünkü. Bir gün de olsa tatili büyük sevinçle karşılayan çocuklar, ilkmektep, ortamektep talebeleri sessizce evlerine yollandılar. Yarıya indirilmiş bayrak, direkte yaslı yaslı, boynu bükük duruyordu; dalgalanmıyordu. Bayrak da, sanki halkın büyük acısını anlamış gibiydi. Melegübü’nün Suvermez köyünün, eski Karamanlı Ortodoks Türk halkının kilisesinden çevrilmiş ilk mektebinin tek muallimi Şükrü Güney, derin üzüntüsünü, öğrencilerine İstiklal Harbini, Atatürk’ü anlatarak, şiirler okuyarak geçirdi.  Dört yaşındaki oğlu Yücel de öğrencilerin arasına girmiş, dinliyordu.

Şiir Yusuf Ziya Ortaç’ın (Akbaba Mizah Mecmuası sermuharriri)  idi.

26 Ağustos gece sabaha karşı,
Topların çelik ağzı çaldı bir hücum marşı.

Bu ölüm bestesinin içinde yandı dağlar,
Altüst oldu siperler, eridi demir ağlar.

Fırtınadan yeleli, yıldırımdan kanatlı
Alevlerin içinden geçti binlerce atlı.

Akdeniz ayakları altında ordumuzun,
Mavi bir atlas gibi serilmişti upuzun.

Süngüler ilk amaca tam ondört günde vardı,
O gururlu Yunanlar yere düşüp yalvardı.

Şiiri bitirince gözyaşlarını tutamadı. Öğrencilerin arkasında köyün ileri gelenleri, mübadiller, yerliler, ergin insanlar da vardı. Nevşehir Kazası Adliyesinde davalar ertelendi. Yargıç, savcı, mübaşir önce memur kulübüne gittiler, sonra evlerine dağıldılar.

Damat İbrahim Paşa Camisi önünde, öğlen ezanını bekleyen yaşlılara, imam Lütfi Efendi anlatıyordu:

 "Osmanlı’nın son zamanlarında bir ay ramazanda cer hocası olarak köylere imam dururduk. Cer Arapça’da dilenci manasına da gelir. Bilhassa 3 aylarda imam durursun. Amma, köylü kurnazdır; harman yerinin son süprüntü zahiresini verirdi bize. Buğday lüküs, yok ...Çavdar, yulaf…Değirmene götürüp öğütemezsin. Satsan, en düşük fiyattan. Cer hocası tahılı derlerdi, ancak tavuğa yem olur…Halaskar Gazi Paşam, bizi adam yerine koydu da aylığa bağladı. Dilenci olmaktan O’nun sayesinde kurtulduk. Mekanı cennet olsun, kabrine nur yağsın!...”

Yaşlı insanlar, derin bir üzüntü içinde, fatiha okudular.
Biraz sonra öğlen vaktini haber veren ezan, Türkçe duyuldu…

Çat köyünden Yusuf ağa, bir gün önceden, kehribar gibi kızarmış üzüm salkımlarını küfelere yerleştirmiş, avludaki at arabasına yüklemişti. Sabah Melegübü köylerine götürüp satacaktı. Atatürk’ün fani dünyadan göçtüğünü öğrendiği zaman derin bir hüzün kapladı içini.  Dünyanın boşluğunu düşündü.

“Gazi Paşa da göçüp gittikten sonra, üzümü satsan ne olacaaak,
para kazansan ne olacaaak?”
dedi yüksek sesle.

Evdeki kadın, kız, gelin ellerini önlerinde kavuşturup boş boş baktılar. Ürgüp’te de ilkmektepte dersler yapılamadı. Talebeler evlerine gönderildi. Çökek köyü ilkmektebi muallimi Göreli Halil Özer, gözyaşlarını tutarak, talebeye Atatürk’ü yitirdiğimizi açıkladı. Biraz sonra İstiklal Harbi gazileri başsağlığına geldiler. Büyük üzüntülerini savaş anıları anlatarak azaltmaya çalıştılar.

Uzun uzun kavaklar,
Dökülüyor yapraklar,
Ben atama doymadım,
Doysun kara topraklar.

Doktor doktor kalksana,
Lambaları yaksana,
Atam elde gidiyor,
Çaresine baksana.

Ürgüp çarşısında semerci ustası Hakkı Ağa bıraktı işini gücünü. Ağladığını kimseye göstermemek için dükkanına kapandı, kapıyı arkadan koraladı. Evlerde halı dokuyan kızlar mani söylemeyi, türkü çağırmayı kestiler. Dalgın dalgın ilmek attılar. Aravan köyünden İsmail Ağa, bitirgen kayısılarını Ürgüp çarşısına götürüp bir bakkala verecekti, vazgeçti.

“Ne doymazmışsın kara toprak!
 Koca Kemal Paşa’yı da bağrına alıyorsun ya”
dedi efkarlı efkarlı.

Damsa koyağı sisler puslar içindeydi. Refik Başaran aldı sazı eline, ağıt yakmağa çalıştı.

Gomutandı, muallimdi, insandı…
Gelmedi dünyaya onun gibi birisi.
Yedi düvele garşı goydu da,
Yenemedi Kemal Paşam, sinsi derdini.

Gözyaşlarını tutamadı Başaran. Ağıtı tamamlayamadı. Sazını duvara astı.

Taşkınpaşa köyünde tek başına yaşayan Nazik Bacı’nın o gün koyunu eve dönmedi. Çoban da bilmiyordu hayvancağıza ne olduğunu. Suçlanmıştı. Sürü köye girdikten, koyunlar evlere dağıldıktan sonra anlaşılmıştı durum. Zavallı kadına acıyan birkaç komşusu, Avlağı dağına koyunu aramağa çıktılar.  Nazik Bacı, sonunda kendi buldu hayvanı: Bir iki parça yünlü deri, kemikler…

Kadıncağız dövüne dövüne ağlamağa başladı.
Aşağılara, Damsa koyağına doğru, kurda kargış yağdırıyordu.

“Canavaaar, canavar! Kemal Paşamın öldüğünü duyduuun.  Guzumu yidiiin!  Seni de başga canavarlar parçalasııın…Başga canavarlar da seni yisiiiinn! Paşam yaşasaydı yiyebilir miydiiin guzumuuu?”

Yazan: Prof. Dr. Emrullah Güney

 

Okunma Sayısı Okunma Sayısı: 99904 Eklenme Tarihi Tarih: 2010-11-09












  •   Hüner Coşkuner Avanos’ta halk konseri verecek

  •   Brezilya’daki ABAV Turizm Fuarı’nda Kapadokya tanıtıldı

  •   Hasan Dağı’na 29 Ekim Cumhuriyet Tırmanışı

  •   Hasan Dağı 29 Ekim Cumhuriyet Tırmanışı’nda zirve çıkışı yapılamadı

  •   Ömer Fethi Gürer’in “Niğde Söylence-Şaka-Fıkra-Anlatı” kitabı yayınlandı

  •   Ürgüp’ün eski belediye başkanı Kasım Uğur vefat etti

  •   “Dilenci olmaktan O’nun sayesinde kurtulduk. Mekanı cennet olsun”

  •   Özel Kapadokya Kültür Müzesi’nde “Kapadokya Çiçekleri” fotoğraf sergisi

  •  

  •   “Kapadokya Vadilerinde İmece Projesi” Güvercinlik Vadisi ile başladı

  •   Türkiye’nin 10 başarılı gencinden biri Fabrikartgrup'tan Kaan Sarı

  •   Kapadokya Caz Günleri ile bir hafta boyunca müzik ziyafeti

  •   Argos in Cappadocia’da Rana Pamir’in “Tohumdan Takıya” sergisi

  •   Mozarte Trio Salzburg, Argos in Cappadocia’ya geliyor

  •   Peribacası Kapadokya Dergisi’nin Ağustos 2010 sayısı çıktı

  •   Ürgüp’te Ege rüzgarı: ’68 Restaurant

  •   Cross Golf Turnuvası Uçhisar’da başladı

  •   Atlı Dayanıklılık Balkan Şampiyonası’nın ev sahibi Avanos

  •   Cross Golf Turnuvası kapsamındaki “BenTour Swiss Journalist Cup’10”da kupayı Nathalie de Regt kucakladı

  •   Avanos’ta “Cemil Meriç” konulu söyleşi ve fotoğraf sergisi

  •   KAPTİD, Dünya Turizm Günü kutlama mesajı yayınladı

  •   Avanos-Kızılırmak 1. Kültür ve Sanat Günleri Mustafa Armağan ile sona erdi

  •   19. FAI Dünya Sıcak Hava Balonu Şampiyonası’nda Kapadokya’dan bir pilot yarışacak

  •   KAPHİB’den iki yeni Kapadokya kitabı: “Cappadocia Outdoor Sports Guide” ve “Destination Cappadocia”

  •   Museum Hotel’de Hakim Tourdiev sergisi

 1 ... 14  15  16  17  18  19  20 ... 73 


Nevşehir Hava Durumu
Seçimi Hatırla
İl Seç
İstatistik
Toplam : 157351727 ziyaretçi
Bugün : 2794 ziyaretçi
Dün : 30449 ziyaretçi
S. Yükleme Süresi : 0.25 sn

toplu mail


Copyright 2009 - Tüm hakları saklıdır. Sitemizdeki tüm fotoğraf, yazı, doküman ve düşünce ürünleri 5846 Sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu kapsamında korunmaktadır. Kaynak gösterilerek dahi kopyalanamaz. Aksine davrananlar hakkında avukatımız aracılığı ile hukuki takibat yapılacaktır.
 

cappadocia@cappadociaexplorer.com